John Locke'un Hoşgörü Anlayışının Eleştirisi

dc.contributor.authorKutluay, Ferhat
dc.date.accessioned2024-12-24T19:19:20Z
dc.date.available2024-12-24T19:19:20Z
dc.date.issued2022
dc.departmentSiirt Üniversitesi
dc.description.abstractEşitlik ve bireysel özgürlükler bağlamında gerek kendisinden önce ve gerek kendisinden sonraki birçok düşünürden birkaç adım önde olduğu kabul edilen John Locke, bilhassa insanların Tanrı tarafından doğuştan bahşedilmiş birtakım hakları olduğunun altını çizer. Bunlar; yaşam, özgürlük, eşitlik ve özel mülkiyet haklarıdır. Locke’un ısrarla üzerinde durduğu bu hakların en dikkat çekici tarafı, onların bir yaratıcı tarafından insana doğuştan verilmiş olmasıdır. Bu nedenle Locke’a göre Putperest olsun, Müslüman olsun veya Yahudi olsun ya da başka herhangi bir inançtan olsun hiç kimse dini inancı nedeniyle doğuştan sahip olduğu bu haklarından mahrum edilemez. Ancak söz edilen bu doğuştan haklar, herhangi bir inanca sahip olmayan ateistler söz konusu olunca Locke’un tutumunun tümüyle değiştiği söylenebilir. Çünkü tüm inançlara hoşgörü ile yaklaşan Locke, insanlar arası ilişkilere anlam veren iyi-kötü ya da doğru-yanlış gibi ahlâkî ilkelere, ateistlerin sahip olmadığını iddia ederek onları hoşgörünün kapsamı dışında bırakmaktadır. Böylelikle hoşgörü kapsamının dışında kalan ateistler, Locke’un sözünü ettiği doğuştan haklardan da yararlanmaları söz konusu değildir. Ancak Locke’un ateistlerin ahlâkî ilkelere sahip olmadığı şeklinde ortaya koyduğu iddia, ampirik verilere dayanmamasından dolayı bir gerçekliğe tekabül etmemektedir. O hâlde Locke’un hoşgörü anlayışı, inanan ve inanmayan arasında bir fark gözetmekte ve dolayısıyla bir ayrımcılığa yol açmaktadır. Bu nedenle Locke’un hoşgörü anlayışı evrensel bir nitelik taşımaktan da uzak kalmaktadır. Bu durumda Locke’un hoşgörü anlayışını, Hıristiyan inancının savunuculuğunu yapmak ve buradan yola çıkarak içinde yaşadığı coğrafyanın içinde bulunduğu iç savaşlar ve özellikle din merkezli savaşlar yüzünden meydana gelen sosyal-siyasi bunalım koşullarından kurtulmasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak için ortaya attığı şeklinde okumak gerekir.
dc.identifier.endpage579
dc.identifier.issn2147-1185
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage564
dc.identifier.trdizinid1119750
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1119750
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/5672
dc.identifier.volume11
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofİnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_20241222
dc.subjectEtik,Felsefe
dc.titleJohn Locke'un Hoşgörü Anlayışının Eleştirisi
dc.typeArticle

Dosyalar