Klasik dönem Eş'arîliğin teklif anlayışı
dc.contributor.advisor | Ayğan, Fadıl | |
dc.contributor.author | Nergis, Yakub | |
dc.date.accessioned | 2024-12-24T18:13:12Z | |
dc.date.available | 2024-12-24T18:13:12Z | |
dc.date.issued | 2022 | |
dc.department | Enstitüler, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı | |
dc.description | Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı, Kelam Bilim Dalı | |
dc.description.abstract | İslâm dünyasının bir taraftan fetihler etrafında büyümesi ve islâm toplumun çeşitli inançlarla, felsefe ve kültürlere sahip toplumlara karşılaşması diğer yönden müslümanların dinî, siyasî ve içtimaî problemlerinden kaynaklanan iç sebeplerin etkisiyle İslâm dinine yönelik eleştiriler ortaya çıkmaya başlamıştır. Oldukça geniş bir alana yayılan İslâm dininin temel hükümlerine yapılan gerek iç gerekse dış kaynaklı eleştiriler âlimler tarafından cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Bu ilmî faaliyetler İslâm dininin bütününe yönelik eleştirileri cevaplamaya çalışarak kelâm ilminin doğuşuna ve teşekkülüne yol açmıştır. Kelâm ilminin doğmasının ardından Cehmiyye, Mu'tezile, Ehl-i sünnet ve Şia kelâm ekolleri teşekkül etmiştir. Bu kelâm ekolleri dinin ana ilkelerini yorumlama konusunda bazı ihtifalara düşmüş veya farklı tercihlerde bulunmuşlardır. Bu konulardan birisi de tekliftir. Kelâm âlimleri, teklîf konusunu; Allah'ın kullarını bazı zorluklarla mükellef tutmasının hikmeti, mükelleflerin yükümlülükleri, teklîf ve kudret ilişkisini, kesb ve irâde kavramları mihverinde ele alarak incelemişlerdir. Söz konusu kavramlar çerçevesinde Eş'arî ekolünün düşüncelerini şu şekilde somutlaştırmak mümkündür: Eş'arî âlimleri, Allah'ın kullarını birtakım yükümlülüklerle mükellef tutmasının hikmeti konusuna, "Bütün ilâhî fiiller hikmet ve adalet ürünü olmakla birlikte bu fiillerde menfaat elde etme veya bir zararı ortadan kaldırma anlamında bir hikmet aramak gereksizdir." argümanıyla yaklaşmışlardır. Mükelleflerin yükümlülükleri hususunda, Eş'arîler'e göre hüsün ve kubhun şer'î olduğunu ve dinî sorumluluğun vahiyle sabit olduğunu ifade etmeleridir. İnsan, aklını kullanarak iyi ve kötüyü, güzel ve çirkini bilerek mükellef tutulamaz. Çünkü bir fiil Allah tarafından emredildiği için iyi; yasaklandığı için kötüdür. Yine Eş'arî âlimlerinin geneline göre insanın fiilleri Allah tarafından yaratılır. Fiilinin gerçek fâili insan olmayıp ancak kâsibi olur. Dolayısıyla kesb, kullara ait fiillerin meydana gelişine hâdis kudretin tesir etmesinden ibarettir. Teklîf ve kudret ilişkisini de tartışan Eş'arîyye, Allah'ın kişiyi güç yetiremeyeceği şeyle yükümlü tutmasının câiz ve aklen mümkün olduğunu ileri sürmektedir. Anahtar kelimeler: Kelâm, İmam Eş'arî, teklîf, güç yetirilemeyen fiil, kudret, irâde. | |
dc.description.abstract | On the one hand, the growth of the Islamic world around the conquests and the encounter of the Islamic society with societies with various beliefs, philosophies and cultures, and on the other hand, criticisms against the Islamic religion began to emerge due to the internal reasons arising from the religious, political and social problems of Muslims. Both internal and external criticisms of the basic provisions of the religion of Islam, which spreads over a very wide area, were tried to be answered by scholars. These scholarly activities led to the birth and formation of the science of kal?m by trying to answer the criticisms against the whole of the Islamic religion. Following the emergence of the science of theology, Jahmiyya, Mu'tazilah, Salafiyya, M?tur?d?yya, Ash'ar?yya and Im?miyya-Isn?ashariyya theology were formed. These schools of theology have fallen into some controversies or made different preferences in interpreting the main principles of religion. One of these issues is the issue of takl?f. Theologians have analysed the issue of takl?f by considering the wisdom of Allah's obliging His servants with some difficulties, the obligations of the obliged, the relationship between takl?f and power, and the concepts of kesb and will. It is possible to concretise the thoughts of the Ash'arite school within the framework of these concepts as follows: The Ash'arite scholars approached the issue of the wisdom of Allah's obliging His servants with certain obligations with the argument, "Although all divine acts are the product of wisdom and justice, it is unnecessary to seek a wisdom in these acts in the sense of obtaining a benefit or eliminating a harm." Regarding the obligations of the obligants, the Ash'arites state that good and evil are sharia and that religious responsibility is fixed by revelation. Man cannot be held liable by knowing the good and the bad, the beautiful and the ugly by using his intellect. This is because an act is good because it is commanded by Allah and bad because it is forbidden. Again, according to the general Ash'arite scholars, human actions are created by Allah. The real perpetrator of the act is not the human being, but only the agent. Therefore, kesb consists of the influence of the created power on the occurrence of the acts of the servants. Discussing the relationship between predestination and power, Ash?ar?yya argue that it is permissible and rationally possible for God to oblige a person with what he is not capable of. Key words: Theology, Imam al-Ash'ar?, offer, incapable act, power, will. | |
dc.identifier.endpage | 109 | |
dc.identifier.startpage | 1 | |
dc.identifier.uri | https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=qVqOZFj2DwNmvdf1oGFYiGHB_UCtxVXRUUoqHynrkERsQWTeX4wzb4BvvszBSlvp | |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.12604/3347 | |
dc.identifier.yoktezid | 767640 | |
dc.language.iso | tr | |
dc.publisher | Siirt Üniversitesi | |
dc.relation.publicationcategory | Tez | |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
dc.snmz | KA_20241218 | |
dc.subject | Din | |
dc.subject | Religion | |
dc.title | Klasik dönem Eş'arîliğin teklif anlayışı | |
dc.title.alternative | The Ash'ari conception of offer in the classical period | |
dc.type | Master Thesis |