Dil Kurallarının Kıraat Tercihindeki Etkisi (Kutrub Örneği)
Yükleniyor...
Tarih
2021
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Kur’an’ı doğru okumak ve anlamak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların
bir kısmı, Kur’an’ın dili olan Arapça ile ilgili olmuştur. Bu çalışmalarda bu dilin kuralları
tespit edilmiştir. Bu kurallar tespit edilirken Arapçanın şah eseri olarak kabul edilen
Kur’an’dan da istifade edilmiştir. Öbür taraftan tespit edilen bu kurallar Kur’an’a
uygulanmış, bu kurallar gerekçe gösterilerek bazı kıraatler tercih edilmiştir. Dil
kurallarını Kur’an’a uygulayan ve bu açıdan kıraat tercihinde bulunan ilk ve en önemli
dilcilerden biri de Kutrub lakabı ile meşhur olan Ebû Ali Muhammed b. elMüstenîr’dir. Kutrub, Me‘âni’l-Kur’an ve Tefsîru Müşkili İ‘râbih adıyla kaleme aldığı
filolojik tefsirinin önemli bir kısmını kıraatlere ayırmıştır. Bunun için çalışmanın
konusu olan dil kurallarının kıraat tercihindeki etkisi, Kutrub’un bu tefsiri bağlamında
ele alınmıştır.
Bu çalışmada önce kıraat kelimesinin sözlük ve terim anlamları belirtilmiş, kıraat ve
dil âlimlerinin kıraatlere olan farklı yaklaşımlarına değinilmiş ve kıraat âlimlerinin, dil
kuralları çerçevesinde kıraatleri tercih veya tenkid eden dilcilere yönelttikleri
eleştirilere işaret edilmiştir. Ardından Kutrub’un hayatı, mezhebi, hocaları,
öğrencileri ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra Kutrub’un bu tefsiri
bağlamında dil kurallarının kıraat tercihindeki etkisinin üzerinde durulmuştur. Bu
kapsamda Kutrub’un özelinde dilcilerin kıraat yaklaşımları hakkında bilgi verilmiş,
Kutrub’un kıraat tercihine etki eden dil kuralları başlıklar altında ve örnekler üzerinde
irdelenmiştir.
Kıraat âlimleri, Hz. Peygamber’den gelen kıraatleri tespit etmeye çalışmış, bunun için
sahih bir senede dayanan, Hz. Osman döneminde çoğaltılan Mushaf nüshalarının en
az birisine uygun olan ve bir vecihle de olsa Arapçaya uyumlu bulunan kıraatleri kabul
etmiş, diğerlerini reddetmişlerdir. Dilciler ise kıraat değerlendirme ve tercihlerini,
dile göre yapmış; dile uygun gördükleri kıraatleri tercih etmiş, dile aykırı buldukları
kıraatleri eleştirmişlerdir.
Dilcilerden biri olan ve Mutezile mezhebi mensubu bulunan Kutrub, Basra’da
doğmuş, ilmini geliştirmek veya iş bulmak amacıyla Bağdat’a geçmiş, burada Abbasî
halifeleri Mehdî veya Hârûn er-Reşîd’in çocuklarını eğitmiş, daha sonra Kerec’e
geçerek oranın valisi Ebû Dülef Kasım b. İsa el-‘İclî’nin çocuklarını talim etmeye
başlamıştır. Kutrub, vefatından kısa bir süre önce Bağdat’a dönmüş ve orada vefat
etmiştir. Kutrub, Me‘âni’l-Kur’an eserinde bir surenin tefsirine geçmeden önce ilgili
surenin kelimelerine dair nakledilen kıraatleri zikretmiş ve mezkûr kıraatler hakkında
gerekli gördüğü dilsel açıklamalara yer vermiştir. Kıraatlerin senedlerine yer
vermeyen ve onları bu açıdan değerlendirmeyen Kutrub, kıraatlerin kârilerini
genellikle zikretmiş, bazen zikrettiği kıraatin kârisi hakkında ihtilaf olduğuna işaret
etmiştir. Kıraatlerin tabi olunması gereken bir sünnet olduğunu, bu konunun temelini
naklin teşkil ettiğini ve kıraatlerin Mushaf hattına uygun olması gerektiğini belirten
Kutrub, genellikle Mushaf yazısına uygun olmayan kıraatleri en sona bırakmıştır.
Kutrub, kıraatler için dilsel açıklamalar yapmış ve onların dile aykırı olmadığını
ispatlamaya çalışmıştır; ancak dile uygunluğu gerekçe göstererek bazı kıraatleri
tercih etmiştir. O, tercihlerini ahsen, akyes, aheb ileynâ vb. ifadelerle yapmış, tercih
etmediği kıraatleri ise şâz, mergûb anhâ, kabîh vb. tabirlerle ortaya koymuştur.
Kutrub bu tercihlerini genellikle lügat ve sarf ilimleri çerçevesinde yapmış, zaman
zaman nahiv ilminin kurallarına başvurmuş, az da olsa belagat ilimlerinden de istifade
etmiştir. Kutrub, kıraatlerle ilgili değerlendirmelerini tamamen dil üzerinden yapmış,
dile uygun bulmadığı mütevâtir kıraatlerin bile şâz olduğunu söylemiş ve onları tenkit
etmekten geri durmamıştır. Ayrıca o, dile dayanarak bazı Kur’an kelimeleri için farklı
vecihler zikretmiş ve bunların sahih/doğru/güzel olduğunu ifade etmiş; ancak bunların kıraat olarak nakledilmediğini, bunun için Kur’an’ın bu şekilde
okunamayacağını belirtmiştir.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Tefsir, Kutrub, Me‘âni’l-Kur’an, Kıraat, Tercih.
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
45