Biberde (Capsicum annum L.) kök boğazı çürüklüğüne (Phytophthora capsici Leonian) karşı bazı yağ asidi ve genlerinin analiz edilmesi

[ X ]

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Siirt Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu tez çalışmasında, kök boğazı hastalığına karşı hassas (yerel çeşit) ve dayanıklı (CM334 ((Criollos de Morelos 334)) iki biber çeşidinde patojen uygulaması yapıldıktan 6 ve 24 saat sonra kök, gövde ve yaprak dokuları hasat edilmiştir. Hasat edilen bu dokularda biber bitkisinin patojene karşı direnç oluşturmak için hücre düzeyinde oluşturduğu lipit homeostazisi araştırılmıştır. Ayrıca hücrede yağ biyosentezinde görev alan çok sayıda genin değişen ifade seviyesini analiz etmek için PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu) ile, ilgili genlerin ifade profillerine doku bazında bakılmıştır. Bu çalışmada, söz konusu patojene dayanıklılığı klasik çalışmalarla daha önceden belirlenmiş olan materyaller kullanılarak ve farklı zaman aralıklarında örneklem yapılarak bu patojene dayanıklılıkta rol oynayan gen düzenleyici mekanizmalar ve biyolojik ajanlardan lipitlerin fonksiyonları incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda yağ asidi ve yağ asidi genlerinin biber bitkisini enfekte eden P. Capsici etmenine karşı oluşturduğu dirençte bir çok rolü olduğu gözlemlenilmiştir. Yapılan bu çalışmada, incelenen beş gen içerisinde nisbi ekspresyon olarak en yüksek değer patojen uygulamasından 24 saat sonra alınan CM334 çeşidinin yaprak dokusundaki FAD1 geninde, en düşük değer ise, 24 saat uygulamadan sonra alınan Demre çeşidinin kök kontrol dokusundaki FAT geninde saptanmıştır. Bitkilerin çoğunda olduğu gibi biber yapraklarında da en çok bulunan yağ asitleri oleik (18:1n-9) ve linoleik (18:2n-6) asitler olmuştur. Hem CM334 hem de Sera Demre çeşitleri kontrol gruplarına göre 24 saat uygulamasında toplam yağ asit miktarlarında artış meydana gelmiştir.
In this thesis, root, stem and leaf tissues were harvested from two pepper cultivars (CM334 ((Criollos de Morelos 334)) susceptible (local cultivar) and resistant (CM334 ((Criollos de Morelos 334)) to root-knot disease at 6 and 24 hours after pathogen application. In these harvested tissues, the lipid homeostasis established by the pepper plant at the cellular level to create resistance against the pathogen was investigated. In addition, in order to analyze the changing expression levels of many genes involved in lipid biosynthesis in the cell, the expression profiles of the relevant genes were examined on a tissue basis by PCR (Polymerase Chain Reaction). In this study, the gene regulatory mechanisms involved in resistance to this pathogen and the functions of lipids as biological agents were examined by using materials whose resistance to this pathogen was previously determined by classical studies and sampling at different time intervals. As a result of this study, it was observed that fatty acid and fatty acid genes have many roles in the resistance of pepper plants against the P. capsici pathogen. In this study, among the five genes examined, the highest relative expression value was found in the FAD1 gene in the leaf tissue of the CM334 variety taken 24 hours after the pathogen application, and the lowest value was found in the FAT gene in the root control tissue of the Demre variety taken 24 hours after the application. As in most plants, the most abundant fatty acids in pepper leaves were oleic (18:1n-9) and linoleic (18:2n-6) acids. Both CM334 and Sera Demre cultivars showed an increase in total fatty acid amounts in the 24 h treatment compared to the control groups.

Açıklama

Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarımsal Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

Anahtar Kelimeler

Biyoteknoloji, Biotechnology

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon