İmâm-ı Rabbânî Mektûbâtı'nda şerîat-tarîkat ilişkisi

dc.contributor.advisorMemduhoğlu, Adnan
dc.contributor.authorApaydın, Edibe Şifa
dc.date.accessioned2024-12-24T18:12:40Z
dc.date.available2024-12-24T18:12:40Z
dc.date.issued2020
dc.departmentEnstitüler, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
dc.descriptionSosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı, Tasavvuf Bilim Dalı
dc.description.abstractBu çalışmada İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî'nin, şerîat ve tarîkata dair görüşleri, en önemli eseri olan Mektûbât çerçevesinde incelenmeye çalışılmıştır. Şerîatı temel almış bir tasavvuf anlayışını benimseyen İmâm-ı Rabbânî'nin din, tarîkat ve hakikati bir bütünün parçaları olarak ele aldığı görülmektedir. İmâm, her fırsatta şerîat, tarîkat ve hakikatin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu dile getirmiştir. İmâm-ı Rabbânî, şerîat mı-tarîkat mı tartışmalarından arınmış, kitap ve sünnet ile temellendirilmiş bir tasavvuf anlayışını insanlar arasında hâkim kılmaya çalışmıştır. İçinde bulunduğu coğrafyada meydana gelen çalkantılar neticesinde İslâm esaslarının yerini bid'at ve hurafelerin aldığını gören İmâm, buna sebep olan fırkalara karşı büyük mücadeleler vermiş ve tecdid hareketini yaymaya çalışmıştır. İmâm, aklın ön plana çıkarılıp vahyi ve nübüvveti itibarsızlaştırmaya çalışanlar, Şîa propagandası yapanlar, tasavvufa şerîat esaslarına uymayan bazı inanç ve uygulamaları yerleştirerek meşru göstermeye çalışanlara karşı büyük mücadeleler vermiştir. İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ı, her bakımdan büyük önem arz etmektedir. Mektuplarında Hz. Peygamber'e (s.a.v) tâzim, sünnete ittibâ, ashâb-ı kirâmın fazileti gibi birçok konuda eksik ve yanlış inanışları ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Müslümanları bid'atlardan sakındırmaya ve sünnet-i seniyyeyi uygulamaya teşvik etmiştir. Çalışmamızda bu konularla alakalı mektuplar da İmâm'ın şer'î ve tasavvufî hassasiyetleri çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışmamızdaki esas gayemiz, İmâm-ı Rabbânî'nin Kur'ân ve sünnet çerçevesinde yapılandırdığı tasavvuf ile şerîatın irtibatını incelemektir. Şerîat- tarîkat arasındaki ayrılığı ortadan kaldırmayı amaçlayan İmâm, şerîata riayet konusunda dönemin bazı sûfîlerinin, şerîatı yok sayan bir tasavvuf anlayışını benimsemelerine ve meşrulaştırmalarına izin vermemiştir. Şerîatın şekilden ibaret olduğunu savunup, hakikatten uzaklaştırdığını iddia edenlere karşı, tasavvufun mahiyeti konusunda mektuplar yazmış ve hatalı olan sûfîleri eleştirmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, Şerîat, Tarîkat
dc.description.abstractIn this study, the views of Imâm-i Rabbânî Ahmed Sirhindî on Shari'ah and tariqa were examined within the framework of his most important work, the Mektubât. It is seen that Imam-i Rabbânî, who adopts a Sufism understanding based on Shari'ah, treats religion, sect and truth as parts of a whole. He stated at every opportunity that shari'ah, sect and truth are elements that complement each other. Imâm-i Rabbânî tried to make the understanding of Sufism based on the book and the sunnah prevail among people, free from the discussions of sharia versus tariqa. As a result of the turmoil in the geography he is in, Imâm who saw that the principles of Islam were replaced by empty beliefs, bid'ahs and superstitions, gave great struggles against the sects that caused this and tried to spread the tajdid (renewal) movement. Imam has struggled against those who try to discredit revelation and prophethood by putting the mind to the forefront, those who make Shia propaganda, and those who try to legitimize Sufism by placing certain beliefs and practices that do not comply with the principles of Shariah. The Mektûbât of Imâm-i Rabbânî is of great importance in every aspect. In his letters, he aimed to eliminate the incomplete and wrong beliefs in many issues such as determination of the Prophet Mohammad (s.a.w.), sunnah allegiance, and the virtue of the Companions. He encouraged Muslims to refrain from bid'ahs and to practice the sunnah. In our study, the letters related to these issues are also handled within the framework of Imâm's sensitivities. Our main purpose in our study is to examine the connection between Sufism and Shari'ah, which Imâm-i Rabbânî has structured within the framework of the Quran and Sunnah. Aiming to eliminate the distinction between shari'ah and ta'riqah, Imâm did not allow some Sufis of the period to adopt and legitimize a Sufi understanding that ignored shari'ah. He wrote letters about the nature of Sufism against those who argued that the Shari'ah consisted of shape and distanced it from the truth, and criticized Sufis who were wrong. Keywords: Sufism, Imâm-i Rabbânî, Mektûbât, Sharia, Tariqa
dc.identifier.endpage110
dc.identifier.startpage1
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs47CWEZ7thmvFjERNVW_SF6NXyffdumvVxVO0ooL6Zy3
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/3042
dc.identifier.yoktezid653723
dc.language.isotr
dc.publisherSiirt Üniversitesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_20241218
dc.subjectDin
dc.subjectReligion
dc.titleİmâm-ı Rabbânî Mektûbâtı'nda şerîat-tarîkat ilişkisi
dc.title.alternativeSharia – sect relationship in Mektûbât of Imâm-ı Rabbânî
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar

Koleksiyon