Yazar "Tösten, Rasim" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 23
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Alevi non-governmental institutions' studies and expectations about decision-making in education(Gazi Universitesi, Turk Kulturu ve Haci Bektas Veli, 2016) Tösten, Rasim; Uzman, NasrullahThere are many non-governmental organizations which aim to keep the Alewi culture alive in Turkey and enhance partnership among the Alewi citizens. This study aims to find out the efforts and expectations of Alewi non-governmental institutions in the process of decision- making in Turkish education system. The study has a qualitative research design and it is a descriptive research. The study group consists of 10 Alewi non-governmental institutions which were chosen with the help of criterion sampling. Semi-structured interviews were formed and analyzed with qualitative data analysis methods. Reliability of the study wasfound to be 0.86 according to Huberman Reliability formula. Expert opinion was employed to ensure validity of the study. Some of the findings of the study are as in the following: Alewi non-governmental institutions generally refer to the press, participate in workshops, prepare joint declarations and pay visits to homes in order to explain their views on educational problems and their expectations. 10 Alewi non-governmental organizations, which form the study group, say that religion courses delivered at state schools are mostly under the influence of Sunnî sect, defend the idea that the parts related to Alawism are insufficient, and state that they couldn't get a satisfactory reply from the political authorities despite their efforts. For the solution of the problems encountered, the related Alewi non-governmental organizations suggest that Alewi leaders called "dede" should visit the schools regularly and inform the students about Alawism.Öğe DİYARBAKIR KAMU OKULLARINDA EĞİTİM YÖNETİCİLERİ PROFİLİ(2017) Han, Bünyamin; Tösten, Rasim; Ergül, H. FazlıBu araştırmanın amacı Diyarbakır kamu okullarında görev yapan yöneticilerin profilini ortaya çıkarmaktır. Yönetici profilinin belirlenmesi, kamu okullarında görev yapan yöneticilerin herkesçe gözlemlenebilir ortak özelliklerinin olabildiğince nicelleştirilmesi, istatistiksel göstergelere sığdırmaya çalışılması gibi bir amaca yöneliktir. Okul yöneticilerinin profilini belirlemeyi amaçlayan bu araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini Diyarbakır ilinin 17 ilçe merkezindeki kamu okullarında görev yapmakta olan ve basit rastlantısal yolla seçilen 318 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Taşdan, Tösten, Bulut ve Karakaya (2013) tarafından geliştirilen \"Okul Yönetici Profili\" anketi kullanılmıştır. Araştırmanın göze çarpan sonuçlarından bazıları şöyledir: Yöneticilerin %91,5'i erkektir, %97,2'sinin yabancı dili İngilizcedir, %40,6'sı lisansüstü eğitime sahiptir, %86,7'sinin yurtdışı tecrübesi yoktur, %89,3'ü spor yapmaktadır, %68,8'i Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemektedir, %71,3'ü çözüm sürecini desteklemektedir, %58,8'i Türkiye'nin mülteci politikalarını beğenme konusunda fikir beyan etmemektedir, %58,8'i ek iş gereksinimi duymamaktadır ve %82,9'unun sendika üyeliği vardırÖğe DİYARBAKIR'DAKİ KAMU OKULLARININ YÖNETİM SORUNLARI(2016) Tösten, Rasim; Han, Bünyamin; Ergül, H. FazlıBu araştırmanın temel amacı, Diyarbakır'daki kamu okullarının yönetim sorunlarını belirlemektir. Temel amaç kapsamında öğrencilerden, öğretmenlerden, yöneticilerden, okul ikliminden, okul binalarından, eğitim programlarından, denetim/ denetçilerden ve velilerden kaynaklanan problemlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırma betimsel tarama modelinde nicel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır il ve ilçe merkezlerinde (17 merkez) görev yapan 307 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak \"Yönetim ve Yönetici Sorunları\" anketi düzenlemeler yapılarak kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri esas alınmıştır. Yönetim sorunlarının her bir boyutu için \"en önemli üç sorun\" ve \"en önemsiz üç sorun\" şeklinde sınıflandırmalara gidilerek aritmetik ortalamaları en yüksek ve en düşük maddeler tablolarla ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda; öğrencilerin televizyondaki olumsuz karakterleri benimsemeleri, öğretmenlerin kendilerini geliştirmede isteksiz olmaları, okul yöneticilerinin okul çevresiyle iyi iletişim kuramamaları, öğretmenlerin öğrencilere karşı laubali davranmaları, okulun sıcak havalarda aşırı sıcak olması, okul binasının aydınlatma, havalandırma, merdiven boşlukları, koridor genişlikleri vb özelliklerinin yetersiz olması, eğitim programında sosyal beceriyi geliştiren derslerin yetersiz olması, öğretmenlerin müfettişlerden daha fazla bilgiye sahip olması ve ailelerin okula yeterli ilgi göstermemeleri gibi sorunlar öne çıkan önemli sonuçlardandır.Öğe Examining the relationship between cultural capital and self-efficacy: A mixed design study on teachers(Athens Institute for Education and Research, 2020) Avci, Yunus Emre; Tösten, Rasim; Şahin, Çiğdem ÇelikCultural capital expresses all the cultural acquisitions that individuals gain both through inheritance and through different channels in the course of their lives. Teachers' self-efficacy perceptions play an important role in their demonstrating more effort and responsibility to provide support to students' learning. The main purpose of this study is to examine the relationship between teachers' self-efficacies and cultural capital levels. The study was used an explanatory mixed method. In the quantitative part of the study, to measure cultural capital competencies of teachers, the "Cultural Capital Scale" developed by Tösten (2014) was used. As to measure teachers’ self-efficacy perceptions, the "Teachers’ Self-efficacy Scale" developed by Tschannen-Moran and Woolfolk Hoy (2001) and adapted into Turkish by Çapa, Çakıroğlu and Sarıkaya (2005) was used. In the qualitative part of the study, a structured interview form developed by the researchers was used. 885 458 teachers working in Turkey compose the population of the quantitative part of the study. 2452 teachers determined by the stratified sampling technique participated in the study in the academic year of 2016-2017. As the sample strata, the development classification of the Ministry of Development was taken as a basis. The study group of the qualitative part consisted of 29 teachers who were determined by the easily accessible sampling method. As a result of the study, it was determined that the teachers' self-efficacy perceptions were "fairly adequate" and their cultural capital competencies were "moderate." When the relationship between teachers' self-efficacy perceptions and cultural capital competencies is examined, it is observed that there is a "positive" relationship at the "moderate" level. As a result of the analyses, cultural capital competencies that teachers had were found to be a significant predictor of self-efficacy perceptions. It was observed that the teachers put forward mainly intellectual accumulation when they were asked how cultural capital competencies and how the areas in which cultural capital competencies contribute to the perception of self-efficacy could be increased. The most mentioned areas by the teachers in relation to the things that could be done to increase cultural capital competencies were reading, participation in cultural activities, cultural education, and training. © 2020, Athens Institute for Education and Research. All rights reserved.Öğe İç Göçe Maruz Kalmış Ortaokul Öğrencilerinin Eğitimde Yaşadıkları Problemler (Diyarbakır İli Örneği)(2019) Han, Bünyamin; Tösten, Rasim; Avcı, Yunus EmreBu araştırmanın amacı, okul yöneticileri ve öğretmenlerin bakış açısıyla iç göçten etkilenenokullardaki öğrencilerin eğitim sürecinde karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu sorunlarınçözümlerine yönelik öneriler sunmaktır. Bu amaca yönelik olarak Diyarbakır il merkezinde yeralan ve iç göç alarak öğrenci sayısı artan kamu ortaokullarında görev yapan okul yöneticisi veöğretmenlerin görüşlerine başvurulmuştur. Çalışma, nitel araştırma yöntemi kullanılarakgerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacına ulaşabilmek için iç göç ileöğrenci sayısı hızlı bir şekilde artan kamu ortaokullarının yönetici ve öğretmenlerinden detaylıveri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır.Görüşme formu soruları öğretmen ve okul yöneticileri ile yapılan ön görüşme ile saptanıpalandaki akademisyenlerce geliştirilmiş ve son hali verildikten sonra 2 okul müdürü, 2 müdüryardımcısı ve 13 öğretmene uygulanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analizedilerek öğretmen ve okul yöneticileri açısından iç göçle gelen öğrencilerin eğitim sorunlarıortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; iç göçle yer değiştiren öğrenciler uyumsorunları yaşamaktadırlar, akademik başarıları düşük düzeydedir, velileri okula ilgisizdir,okulda şiddet eğilimi göstermektedirler ve maddi açıdan problemler yaşamaktadırlar. Araştırmasonucunda bu sorunların çözümü için öneriler sunulmuştur.Öğe Investigation of Transport-Related Problems in Bussing in the Context of the Opinions of School Administrators(2023) Yıldız, Yunus; Tösten, RasimThis study seeks to investigate the problems caused by transport in bussing in terms of the opinions of the school administrators. The study is based on a quantitative method and a descriptive survey model. The population of the study consists of school administrators (317) working in schools (197 schools in total) transporting students in different neighborhoods in Siirt in the 2019-2020 academic year. Population count was taken as the basis in this study instead of using sampling as a method. “The Transport-related Bussing Problems Scale\" was applied to participants in this study. Data collected via Google Form applications were examined by using descriptive analysis and difference tests. According to results and based on the opinions of the school administrators, some lack of security (failure to fast seat belts and remaining standing during the journey, picking up passengers other than students, inadequate information about first aid, etc.) and communication problems were observed in the transport (an argument with on-duty teachers, failure to offer punctual service, conflict with parents, etc.). It was also observed that there was a considerable difference in transport-related problems in terms of managerial position, years of service in management, total experience in bussing, and settlement.Öğe Kamu Liderliği Ölçeği’nin Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2018) Tösten, Rasim; Şahin, Çiğdem Çelik; Han, BünyaminBu araştırmanın amacı, Tummers ve Knies (2015) tarafından geliştirilmiş olan KamuLiderliği Ölçeği’ni (Public Leadership Scale) Türkçeye uyarlamaktır. Kamuda çalışan okulmüdürlerinin kamu liderliği özelliklerinden olan hesap verebilirlik, kurallara uyma, politik sadakatve iletişim ağı yönetimi gibi alanları ölçen bu ölçeğin Türkçe literatürde bulunmaması nedeniylebu uyarlamanın yapılmasına karar verilmiştir. Ölçeğin uyarlama çalışmaları kapsamında öncelikle,İngilizceden Türkçeye ve tekrar Türkçeden İngilizceye çeviri çalışmaları yapılmıştır. Daha sonrauzman görüşü doğrultusunda ön uygulama formu hazırlanmıştır. Çevirisi yapılan ölçekmaddelerinin öğretmenler tarafından anlaşılırlığını test etmek üzere bir grup öğretmeneuygulandıktan sonra asıl uygulamaya geçilmiştir. 178 öğretmene uygulanan ölçeğin geçerlikçalışmaları kapsamında Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçları orijinal yapının Türkçe formda daaynı yapıda karşılık bulduğunu göstermiştir. Güvenirlik çalışmaları kapsamında yapılan CronbachAlpha ve madde toplam korelasyon değerlerine ilişkin sonuçlar da beklenen aralıklarda çıkarakölçeğin güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermiştir. Böylece yapılan geçerlik ve güvenirlikanalizleri sonucunda, ölçeğin Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görevli okulmüdürlerinin “Kamu Liderliği” ile ilgili özelliklerinin belirlenmesinde kullanılabilecek geçerli vegüvenilir bir araç olduğu tespit edilmiştir.Öğe Lise Öğretmenlerinde Mesleki Motivasyon Unsurları: Karma Yöntemli Bir Çalışma(2018) Arslantaş, Hacı İsmail; Tösten, Rasim; Marakçı, Dilan BektaşBu araştırmanın temel amacı lise öğretmenlerinin mesleki motivasyon algılarının incelenmesidir.Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin, motivasyonlarında anlamlı farklılığa neden olacak faktörlerinbilinmesinin, mesleği önemseme nedenlerinin ve motivasyon artışında/düşüşünde etkili olan faktörlerinanlaşılmasında bu araştırmanın katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma karma yöntemli olup hemnicel hem nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının örneklemini 2016–2017öğretim yılı içerisinde Siirt il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı liselerde görev yapan tesadüfiörnekleme yoluyla seçilen toplam 236 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel kısma ait çalışmagrubunu liselerde görevli öğretmenler içinden kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 28 liseöğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak nicel kısımda Şener (2009) tarafından geliştirilen“Mesleki Motivasyon Ölçeği” yer almaktadır. Nitel kısımda ise araştırmacılar tarafından oluşturulanyapılandırılmış görüşme formu yer almaktadır. Verilerin çözümlenmesinde, nicel kısım için betimselanaliz ve fark testlerinden, nitel kısım için içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda liseöğretmenlerinin mesleki motivasyon algılarının orta seviyede olduğu; eğitim durumu, meslek seçimindekiistek ve mesleki memnuniyet değişkenlerinde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Eğitim düzeyiarttıkça mesleki motivasyonun da arttığı, mesleklerini isteyerek seçen öğretmenlerin ve meslekimemnuniyeti olan öğretmenlerin motivasyonlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitelkısmında lise öğretmenlerinin mesleğin önemini vurgulamada, mesleki motivasyonunartmasında/düşüşünde dış unsurları daha çok öne çıkardığı görülmüştür.Öğe Liselerde Ders Denetimi Uygulamalarının Değerlendirilmesi(2020) Arslantaş, Hacı İsmail; Avcı, Yunus Emre; Tösten, RasimBu araştırmanın amacı, lise müdürlerinin ders denetimi uygulamalarının liselerde derslere giren alan öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak Siirt il merkezinde yer alan ve tesadüfi yolla belirlenen 9 lisede görev yapan 50 öğretmenle mülakat yapılmıştır. Araştırma nitel olarak desenlenmiş betimsel bir araştırmadır. Öğretmenlerden detaylı veri toplamak için yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Yapılandırılmış görüşme formu soruları alan yazın ve mevcut uygulamalara bağlı olarak hazırlanıp öğretmen ve okul yöneticileri ile yapılan ön görüşmelerde düzenlenmiştir. Ders denetimi kapsamında öğretmenlerin derste gözlemlenmesini uygun bulup bulmadıkları konusunda öğretmenlerin büyük çoğunluğu (50 farklı görüşte 23 evet, 11 kısmen evet denildi) akademik gereklilik ve liyakat sahibi kişilerle yapılması koşuluyla denetim amacıyla gözlemlenmeyi uygun ve gerekli bulmuşlardır. Fakat öğretmenlerin yaklaşık üçte birlik kısmı (N:50, f: 14) denetleyici liyakatsizliği, denetimin baskı unsuru olarak kullanılması, sınıf ortamının gizliliğini ihlal etmesi, denetlemeye ihtiyacın olmaması, denetlemenin öğretmene güvensizlik göstergesi olarak görülmesi gibi sebeplerle ders denetimi kapsamında gözlemlenmenin uygun olmadığını belirtmişlerdir.Öğe ÖĞRETİM ELEMANLARININ MESLEKİ HAYATLARINDA KARŞILAŞTIKLARI ETİK OLMAYAN DAVRANIŞLAR: DİCLE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ(2017) Oral, Behçet; Avcı, Yunus Emre; Tösten, RasimBu araştırmanın temel amacı; öğretim elemanlarının mesleki hayatlarında karşılaştıkları etik dışı davranışları incelemektir. Temel amaca ulaşabilmek için; öğretim elemanlarının akademik araştırmalarında, meslektaşlarıyla ilişkilerinde, öğrencileriyle ilişkilerinde, eğitim-öğretim faaliyetlerinde ve bunların dışında en fazla gözlemledikleri etik dışı davranışların neler olduğu sorularına cevap aranmıştır.Bu araştırma nitel bir çalışmadır. Amaçlar çerçevesinde hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuştur. Form, alt amaçlar doğrultusunda beş sorudan oluşmaktadır. Hazırlanan görüşme formu, Dicle Üniversitesi bünyesinde yer alan farklı fakültelerin öğretim elemanlarına araştırmacılar tarafından gidilerek doğrudan uygulanmıştır. Öğretim elemanlarının verdiği cevaplar araştırmacılar tarafındankayıt edilerek ve öğretim elemanlarının kendi yazılarıyla doldurduğu görüşme formu verileriyle bilgiler toplanmıştır. Araştırmaya 24 öğretim elemanı katılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde nitel araştırma yaklaşımlarından betimsel analiz tekniği uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğretim elemanlarının akademik çalışmalarda gözlemledikleri en fazla ihlal edilen etik davranış;\"intihal\" olmuştur. Sonrasında çalışmaların orijinallikten uzak olması ve aynı çalışmanın farklı isimlerle birden çok yayınlanması gelmektedir. Öğretim elemanlarının meslektaşlarıyla ilişkilerinde gözlemledikleri etik dışı davranışlar ise sırasıyla;kıskançlık, negatif rekabet, bilimsel etiğe aykırı yardımlaşma ve ast-üst ilişkileri olmuştur. Öğretim elemanlarının öğrencileriyle ilgili gözlemlediği etik dışı davranışlar ise öğrencilere yeterince değer vermeme, taraflı davranma ve öğrencileri özel işlerde çalıştırma olmuştur. Yine öğretim elemanlarının eğitim öğretim faaliyetlerinde karşılaştığı etik dışı davranışların başında derslere gereken önemin verilmemesi gelmiştir.Öğe Öğretmen İş Gücü Devir Hızının (Öğretmen Sirkülasyonunun) Avantaj ve Dezavantajları: Siirt Örneği(2023) Ushurova, Zarnıgora; Tösten, Rasim; Kayra, FettahBu çalışmanın temel amacı Siirt’te öğretmen iş gücü devir hızının -bir başka deyişle öğretmen sirkülasyonunun- olumlu ve olumsuz etkilerini ortaya koymak ve bu doğrultuda önerilerde bulunmaktır. Bölgesel bir problem olarak görülen bu konu öğretmenleri olduğu kadar öğrencileri ve okul idarecilerini de zor durumda bırakmaktadır. Araştırma nitel yöntemli olup fenomenoloji deseniyle kurgulanmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmış olup Siirt İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı öğretmenler ve yöneticilerle (15 kişi) görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulgulara göre, Siirt ilinde öğretmen iş gücü devir hızı yüksektir. İşgücü devir hızının bazı olumlu yönlerine rağmen olumsuzlukları daha fazladır. Görüşmelerde, devir hızının yüksek olmasına ulaşım, sağlık ve güvenlik konularındaki problemlerin yanı sıra sosyokültürel etkinliklerin ve teşviklerin yetersizliği gibi sorunların neden olduğu ifade edilmiştir. Katılımcılar, Millî Eğitim Bakanlığının bu konuda aldığı tedbirlerin yetersiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Çalışmada, özellikle elde edilen bulgular ışığında iş gücü devir hızının azaltılması yönünde tavsiyelerde bulunulmuş, öğretmen atamaları ve eğitim planlamaları gibi konularda alınması gereken tedbirlerden söz edilmiştir.Öğe ÖĞRETMENLERİN DUYGUSAL EMEK DAVRANIŞLARININ İŞDOYUMLARINA ETKİSİ(2016) Karakaş, Ayhan; Tösten, Rasim; Kansu, Veysi; Aydın, Ahmet SedatBu araştırmanın temel amacı, öğretmenlerin duygusal emek davranışlarının iş doyumuna etkisini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu Batman il merkezinde basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 380 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin duygusal emek davranışlarını ölçmek için Begenirbaş ve Meydan (2012) tarafından öğretmenlere uyarlanan Duygusal Emek Davranışları Ölçeği'nden ve Oran (1989) tarafından Türkçeye uyarlanan Minnesota Doyum Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin duygusal emek davranışları ve iş tatmin düzeyleri için aritmetik ortalamalardan yararlanırken, boyutlar arası ilişkiler ve etkileri korelasyon ve regresyon analizleri ile ortaya konulmuştur. Yapılan analizlerde ulaşılan sonuçlara göre, genel olarak duygusal emeğin işdoyumunu %7 yordadığı tespit edilmiştir. Özellikle alt boyutlar olarak ele alındığında boyutlar arasında (duygusal emek ile içsel doyum arasında) pozitif ve anlamlı ilişkilere rastlanılmıştırÖğe Öğretmenlerin Örgütsel Muhalefetleri ile İş Performansı Algıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2024) Eşsiz, İrfan; Tösten, RasimBu araştırmada öğretmenlerin örgütsel muhalefetleri ile iş performansları arasındaki ilişkinin kendi algılarına göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ilindeki resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 21.468 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma Diyarbakır ilinin Sur, Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar merkez ilçelerinde çalışan 11.195 öğretmen arasından küme örnekleme yöntemi ile seçilen 362 öğretmenin katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Muhalefet Ölçeği ve İşgören Performansı Ölçeği kullanılmış; betimsel analiz, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonucunda öğretmenlerin genel örgütsel muhalefetleri ve dikey muhalefetleri ile iş performansları arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü, yatay muhalefetleri ile iş performansları arasında düşük düzeyde ve pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Regresyon analizinde örgütsel muhalefet ve alt boyutları bağımsız değişken olarak, iş performansı ise bağımlı değişken olarak ele alınmış; öğretmenlerin dikey muhalefetlerinin iş performanslarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle öğretmenlerin sorunlarını yöneticileri ile paylaşmaları ve dikkate alınmaları iş performanslarını olumlu yönde etkilerken, sorunlarını sadece iş arkadaşlarıyla paylaşmaları ise iş performanslarında anlamlı bir artış göstermemektedir. Alandaki uygulayıcılara, öğretmen performansının arttırılması için açık iletişimin tercih edildiği demokratik ve insan odaklı yaklaşımlar önerilebilir.Öğe ÖĞRETMENLERİN POZİTİF PSİKOLOJİK SERMAYE ALGILARI İLE PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNİN İNCELENMESİ1(2019) Anık, Sabri; Tösten, RasimBu araştırmanın amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma nicel desenli olup ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 öğretim yılında Şırnak merkezinde bulunan 39 ilkokul, 37 ortaokul ve 13 lisede görev yapan toplam 1161 öğretmen oluşturmaktadır. Ancak evreni temsil edeceği düşünülen tabakalı örneklem alma yoluna gidilmiştir. Bu amaçla araştırma 496 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında iki ölçek kullanılmıştır. Ölçme aracı üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde öğretmenlerin kişisel bilgilerini almaya yönelik sorular, ikinci bölümde psikolojik sermaye ölçeği ve üçüncü bölümde problem çözme becerisi envanteri yer almıştır. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını ölçmek amacıyla Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen 6 boyuttan ve 26 maddeden oluşan ‘Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği’ ve öğretmenlerin problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Heppner (1988) tarafından geliştirilen ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanan 6 boyut ve 35 maddeden oluşan problem çözme envanteri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel (tanımlayıcı) testlerden, korelasyon testi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının yüksek düzeyde olduğu; problem çözme becerilerinin orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişkinin olduğu; öğretmenlerde pozitif psikolojik sermayenin problem çözme becerisini yordamasında modelin anlamlı olduğu ve %10 yordadığı görülmüştür.Öğe ÖĞRETMENLERİN POZİTİF PSİKOLOJİK SERMAYELERİNE İLİŞKİN ALGILARININ İNCELENMESİ(2017) Tösten, Rasim; Özgan, HabibPozitif psikolojik sermaye, temellerini pozitif psikoloji ve pozitif örgütsel davranış yaklaşımlarından alan, çalışan verimliliğinin artışına olumlu yönde etki edecek bir dizi nitelik olarak tanımlanan sermaye türüdür. Pozitif psikolojik sermayenin bileşenleri özgüven, iyimserlik, umut, psikolojik dayanıklılık, güven ve dışadönüklüktür. Pozitif psikolojik sermayenin çalışan verimliliğine ve örgütsel davranışlara etkisi büyüktür. Dolayısıyla öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının ortaya konması önemli görülmektedir. Yapılan bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarını incelemektir. Araştırma nicel yöntemle desenlenmiş betimsel tarama modelindedir. Araştırmada öğretmen algılarını belirlemek amacıyla Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye geneli, yedi coğrafi bölgeden en az ikişer il; gelişmişlik düzeyine göre alt, orta ve üst sınırdan oluşan beşer il gözetilerek toplam 15 ilde 1750 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarının yüksek olduğu; medeni durumun, kıdemin, yaşın, maaş memnuniyetinin, mezun olunan fakülte türünün, okul büyüklüğünün psikolojik sermayeyi etkilediği görülmüştürÖğe Öğretmenlerin Pozitif Psikolojik Sermayelerinin Tükenmişliğe Etkisi(2017) Tösten, Rasim; Arslantaş, H. İsmail; Şahin, GülayPozitif psikolojik sermaye, olumsuzluklara odaklanmak yerine bireyin iç dinamiklerini harekete geçirmeyi dolayısıyla içsel bir hareketle sürece yaklaşmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Tükenmişlik ise verimliliği olumsuz etkileyen ve son yıllarda aşırı iş yükü, stres, adaletsizlik ve yönetim sorunlarıyla vs. ortaya çıkan önemli bir olgudur. Mesleki tükenmişlik düzeyinin iyileştirilmesinde öğretmenlerin psikolojik sermaye yeterlikleri önemli görülmektedir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye yeterliklerinin arttırılmasının tükenmişliğin düşürülmesine olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye yeterlikleri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde olup nicel desenlidir. Araştırmaya 487 öğretmen dâhil edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin görüşlerini almak amacıyla iki ölçek kullanılmıştır. Bu ölçekler; öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini ölçmek amacıyla Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen Ergin (1992) tarafından Türkçeye uyarlanan ,,Maslach Tükenmişlik Ölçeği\"; öğretmenlerin psikolojik sermaye yeterlikleri için Luthans vd. (2007) tarafından geliştirilen, Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe\"ye uyarlanan ,,Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği\"dir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel (tanımlayıcı) istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma) ile korelasyon ve basit regresyon analizleri kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda psikolojik sermaye ile tükenmişlik düzeyleri arasında orta düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu, ortaya konulan modelin anlamlı olduğu, psikolojik sermaye bileşenlerinin tükenmişliği %40 açıkladığı, negatif etkisininin olduğu görülmüştürÖğe Okul Yöneticiliğinden Öğretmenlik Mesleğine Dönüşte Yaşanan Sorunların İncelenmesi(2023) Marakçı, Dilan Beştaş; Tösten, RasimAraştırmanın amacı, okul yöneticiliğinden ayrılıp öğretmenlik mesleğine tekrar dönüş yapan öğretmenlerin okul yöneticiliğinden ayrıldıktan sonra elde ettikleri deneyimleri ve bu durumun getirmiş olduğu avantaj ve dezavantajları derinlemesine ortaya koymaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle yürütülen çalışmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Amaçlı Örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yoluyla Siirt il merkezinde önceden yöneticilik yapmış ve öğretmenliğe dönmüş 19 öğretmen ile görüşülmüştür. Görüşmelerden elde edilen veriler kodlanmış ve temalar altında içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan yöneticilerin büyük çoğunluğunu erkek yöneticiler oluşturmaktadır. Yöneticiliği bırakanların büyük bir bölümü idari iş ve işlemlerinin yoğun olduğunu, idari evrak işlerinin fazla olduğunu ifade etmiştir. Aynı zamanda yöneticiliği bırakmada dış etken olarak aile kaynaklı nedenlerin, iç etken olarak iş yükünün etkili olduğunu; insan ilişkileri bakımından öğretmenlere ve diğer personele iş yaptırmakta zorluk yaşadıklarını, izin haklarının az olduğunu ve kullanamadıklarını, uzun çalışma sürelerine sahip olduklarını belirtmişlerdir. Yine yöneticilikte zihinsel ve duygusal tükenme yaşadıklarını, katılımcıların büyük çoğunluğunun öğretmenliğe dönmeyi kazanç olarak ifade etseler de yöneticiliğe ilerleyen yıllarda ya da yöneticiliğin görev tanımının yapılması halinde geri döneceklerini belirtmiştir. Bu anlamda yöneticilikten ayrılma nedenlerinin ve yöneticilik iş tanımının tam anlamda olmayışının daha baskın olması araştırma açısından dikkate değerdir. Araştırma sonuçları ilgili alan yazınla ilişkili biçimde tartışılmış, bazı öneriler sunulmuştur.Öğe PROSOSYAL MOTİVASYONU AÇIKLAYAN BİR UNSUR OLARAK PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK: ÖĞRETMENLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA(2023) Güran, Mahfuz; Tösten, RasimBu araştırmanın amacı,öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ile prososyal motivasyonları arasındakiilişkiyi incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılın Siirt ilinde görev yapan 5081 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise tabakalı örnekleme yöntemine göreseçilen 564 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Karaırmak (2007a) tarafından Türkçeye uyarlanan “Psikolojik Sağlamlık Ölçeği” ile Kesen ve Akyüz (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan \"Prososyal Motivasyon Ölçeği\" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin psikolojik sağlamlıklarına ilişkin algılarınınorta düzeyde, prososyal motivasyon düzeylerinin ise yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerinprososyal motivasyon ile psikolojik sağlamlık algılarıarasındadüşük düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizisonucunda ise öğretmenlerde psikolojik sağlamlığın prososyal motivasyonu anlamlı bir şekilde yordadığı (%10) sonucuna ulaşılmıştırÖğe Sözleşmeli Öğretmenlerin Psikolojik Tacize Maruz Kalma Durumları: Nitel Bir Araştırma(2022) Güran, Mahfuz; Tösten, RasimÖğretmen atamalarında çeşitli kadro türleri bulunmaktadır. Bu kadroların öğretmenlerde nasıl bir yansımasının olduğu açıkça bilinmemektedir. Bu araştırma sözleşmeli kadroyla ataması yapılan ve kadro türünden dolayı psikolojik tacize maruz kaldığını düşünen öğretmenlerin konuyla ilgili görüşlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma nitel yöntemli olup durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş 11 sözleşmeli öğretmen oluşturmaktadır. Sözleşmeli kadro türünden dolayı psikolojik taciz altında olduğunu düşünen öğretmenler çalışma grubunda ölçüt olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında ses kaydı alınarak görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi- yle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; sözleşmeli öğretmenler kadro durumlarından dolayı psikolojik tacize uğradıklarını, tacizi uygulayanların büyük çoğunluğunun yöneticiler olduğu, yasal dayanaklar ile tacize kılıflar arandığı, mağdurun işten atılma korkusu nedeniyle yasal haklarını arayamadığı gibi görüşler ortaya çıkmıştır. Öğretmenler, psikolojik tacizin meslekten soğuma, işten ayrılma niyeti, stres, sağlık sorunları ve performans düşüklüğü gibi olumsuz durumlara neden olduğuna dair görüş belirtmişlerdir.Öğe SURİYELİ AKADEMİSYENLERİN BAKIŞ AÇISINDAN TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ VE SIĞINMACILAR MESELESİ(2016) Uzman, Nasrullah; Tösten, RasimSuriye'de yaşanan iç gelişmeler sebebiyle Nisan 2011'den itibaren Türkiye'ye yönelik bir göç akını başlamıştır. Kısa sürede sayıları milyonlarla ifade edilen Suriyeli sığınmacılar, dış politikada olduğu gibi iç politikada da Türkiye'nin öncelikleri arasında yer almıştır. Suriyeli sığınmacılar hakkında literatürde birçok çalışma mevcutsa da Suriyeli sığınmacıların perspektifinden meseleyi değerlendiren çalışmalar ne yazık ki yeterli değildir. Çoğunluğu yardıma muhtaç olan Suriyeli sığınmacıların yalnızca küçük bir kısmı ekonomik bakımdan kendine yeterli ve meslek itibariyle de akademisyendir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Yükseköğretim Kurumlarında görev yapan Suriyeli akademisyenlerinden perspektifinden Sığınmacılar meselesini ele almak; süreç boyunca yaşadıkları sorunları saptamak ve bu bağlamda Türkiye-Suriye ilişkilerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki üniversitelerde görev yapan 22 Suriyeli akademisyen oluşturmaktadır. Araştırmanın temel amacı kapsamında 20 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmada yer alan Suriyeli akademisyenlerle yapılan görüşmeler neticesinde Türkiye'de görev yapan Suriyeli akademisyenler tarafından; Türkiye'nin Suriye politikası olumlu bulunmaktadır; Suriyeliler, Türk milletinin misafirperverlik anlayışından dolayı Türkiye'ye gelmişlerdir; Türkiye'de yabancılar için yasal düzenleme yapılmasını istemektedirler; Türkiye'de çalıştırılan Suriyeliler, Türkler için bir fırsattır; Suriyelilerin birikimleri bu vesileyle Türkiye'yle paylaşılmaktadır; benzer durumunun Türkiye'de yaşanması halinde Suriyeliler de Türklere kapılarını açacaklardır ve Suriyeli dilencilerin bıraktığı algı hoş karşılanmamaktadır gibi bulgular elde edilmiştir.