Yazar "Erpay, İlyas" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ahmet yesevî’nin divanı hikmet’inde pedagojik unsurlar ve din eğitimi(2016) Erpay, İlyasAhmet Yesevî (?-1166), sufi, şair, tarikat kurucusu özellikleriyle, Türkle-rin manevi hayatında asırlar boyu etkisi süregelen büyük bir şahsiyettir.1 Ah-met Yesevî, bugün Kazakistan’ın Çimkent şehrine bağlı Sayram kasabasında dünyaya gelmiştir. Ahmet Yesevînin babası Şeyh İbrahim, Sayram’ın en ünlü şeyhlerindendi. Ahmet Yesevî 7 yaşındayken babasının vefatı üzerine ablası Gevher Şehnaz büyütüp, yetiştirmiştir.2 Ahmet Yesevî, Hz. Ali soyundan geldiği için kendisine “hoca” veya “hace” lakabı verilmiştir. Ahmed Yesevî, Hace Ahmed, Hace Ahmed Yesevî, Kul Hace Ahmed gibi isimlerle de anılmaktadır.3Öğe Din ve Maneviyat Ekseninde Türkiye’de Dini Sosyal Hizmetler(2022) Erpay, İlyas; Altunok, BaharDin ve maneviyat eksenindeki dini sosyal hizmetler, klasik sosyal hizmet disiplininde kendisine henüz yer bulmuş yeni bir yaklaşımdır. Dini sosyal hizmetler, sosyal desteğe ihtiyacı olan dezavantajlı gruplara; din ve maneviyata ilişkin hizmetlerin sunumudur. Diğer bir deyişle din ve maneviyat ekseninde dini sosyal hizmetler, inanç konularına dair bilincin genel sosyal hizmete entegrasyonudur. Dini sosyal hizmetler ayrıca sosyal hizmetlere ihtiyaç duyan grupların ya da bireylerin inanç ve düşüncede sapkınlıklara yönelmesinin önüne geçmek, manevi rahatsızlıklarını terapi ve telkin ile çözmek, manevi risklerden uzak durmalarını sağlayarak iç huzura kavuşmalarını sağlamak gibi gayeleri olan bir disiplindir. Bu bağlamda dini sosyal hizmetin amacı; yoksunluk içinde bulunan dezavantajlı gruplara sadece madden yardım sağlamak değil, aynı zamanda manen de yardım sağlayarak tam iyilik hallerinin oluşmasına destek vermektir. Bu çalışmada Türkiye özelinde dini sosyal hizmet uygulamalarının mevcut durumunun ortaya konulması ve uygulamadaki sorunlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından dezavantajlı gruplara yönelik sunulan dini sosyal hizmetler irdelenmiştir.Öğe Dini eğitimden ateizm öğretisine: ilk dönem Sovyet Kazakistan’ında ateizm öğretisi ve tanrısızlar birliği(2019) Erpay, İlyasBolşevikler, Ekim devrimi ile Çarlık Rusya’yı yıkarak Sovyetler Birliği devletini kurmuşlardır. Bu dönem ile birlikte Çarlık Rusya’sının Orta Asya halkları için uygulamış olduğu Hıristiyanlaştırma politikası yerini, ateizme bırakmıştır. XX. yüzyılda ateizm, Komünizmin egemen olduğu Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği’nin resmi ideoloji olmuş ve 1991 yılına kadar hüküm sürmüştür. O dönemlerde dini eğitiminin hakim olduğu Orta Asya’da, seküler eğitime geçilmekle yetinilmemiş, Sovyet rejiminin baskısıyla ateizm öğretisi başlatılmıştır. Böylece genelde Orta Asya’da, özelde Kazakistan’da geleneksel Türk İslam anlayışı tamamen tahrip edilmiştir.Öğe Eğitimde inovasyon ve din eğitimi ilişkisi(İktisadi ve Sosyal Yönleriyle İnovasyon, 2019) Erpay, İlyasİnsanlığın varoluşundan bu yana eğitim ve din eğitimi faaliyetleri farklı şekillerde de olsa devam etmiş ve dinamikliğini korumuştur. Her dönemde inovatif gelişmelerle beraber eğitim materyalleri, eğitim yöntemleri, eğitim ortamları ve eğitimin yapılış şekilleri değişikliğe uğramış, günün şartlarına göre yenilenmiştir. Eğitim araçları önceleri taşlara, kabuklara, derilere kazınmış materyaller iken kâğıdın bulunmasıyla değişmiş, el yazmaları ile çoğaltılan kitaplardan matbaalarda basılan binlerce eğitim materyallerine geçiş inovasyonla mümkün olmuştur. Günümüze geldiğimizde yaşadığımız çağ itibariyle inovasyon insan yaşamının bir parçası değil adeta yaşamın kendisi konumuna dönüşmüş, teknoloji ve yenilik hayatın merkezine konumlanmıştır. Bu değişme ve gelişme eğitim bilimlerine de yansımıştır. Bilgisayar, tablet, akılı telefon olmadan hiçbir işlem yapamadığımız bu dönemde öğrenciler sınıf ortamlarına kitap veya defter getirme ihtiyacı hissetmez olmuşlar, yanlarında akıllı telefonlarının olmasını yeterli görür hale gelmişlerdir.Öğe Gerekircilik İlkesi Temelinde Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Din Eğitimi(2020) Erpay, İlyasErken çocukluk dönemi eğitimi, çocuğun gelişimine birçok açıdan katkı sağlayan en önemli eğitim süreçlerinden birisidir. Çocuklarda 3-6 yaş aralığını kapsayan bu dönem, genel eğitimde olduğu gibi dini eğitim açısından da oldukça önemli ve hayatidir. Bu süreçte verilecek din eğitiminin niteliği ve metodolojisi konusunda önemli bazı problemler belirmektedir. Bu çerçevede çalışmamız, erken çocukluk döneminde, okul öncesi eğitim kurumlarında, din eğitiminin gerekliliği, niteliği ve metodolojisi konusunda bir literatür taraması yapmayı amaçlamıştır. Bu bağlamda çocuğun gelişim özellikleri çerçevesinde çocuğun din eğitimine uygunluk durumu irdelenmiştir. Ayrıca dünden bu güne okul öncesi eğitimin tarihsel süreci, diğer ülkelerdeki mevcut okul öncesi eğitim kurumları ve bu ülkelerdeki erken çocukluk dönemi din eğitim uygulamaları ele alınmış ve böylece ülkemizdeki okul öncesi din eğitimi uygulamaları ile bu ülkelerdeki erken çocukluk dönemi din eğitim uygulamalarını karşılaştırma olanağı bulunmuştur. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre okul öncesi eğitim kurumlarında din eğitimi verilmesinin uygun olduğu, farklı ülkelerdeki uygulamalar ile tarihsel tecrübenin bu yöndeki bulguları desteklediği görülmüştür.Öğe İlahiyat fakültesi öğrencilerinin tek cinsiyetli eğitim modeline bakışı (Siirt Üniversitesi Örneği)(2019) Erpay, İlyas; Sümer, NecatiBu çalışma Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri üzerine yapılmıştır. Amaç, tek cinsiyetli eğitim modelinin ilahiyat öğrencileri tarafından nasıl görüldüğüdür. Basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile fakülte öğrencileri arasından rastgele farklı sınıflardan örneklemler alınmıştır. Buna göre Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri çoğunlukla tek cinsiyetli eğitim modelinden yana olduklarını ifade etmişlerdir. Bu modelin fakülte öğrencileri açısından yararları olduğu gibi sınırlılıkları da tespit edilmiştir. Fakat genel görüş, karma eğitimin tek cinsiyetli eğitim modeline göre sınırlılıklarının daha fazla olduğu yönündedir. Tek cinsiyetli eğitim modelinin öğrencilerin akademik, duygusal ve kişilik gelişimine katkısı anlamlı bir veri sunmamakla birlikte öğrencilerin kendilerini bu modelde daha rahat ifade ettikleri bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır. Tek cinsiyetli veya karma modelin öğrencilerin psiko-sosyal gelişimi ve akademik başarısına katkısını ölçme anlamında Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi örneğinde yapılması alanında özgün sayılabilecek bir çalışma girişimidir. Bu çalışma ile hem Siirt hem de ilahiyat fakültelerinin tek cinsiyetli modele bakış açısı bir ölçüde ortaya konulmaya çalışılmıştır.Öğe İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinin Helal Turizme Yönelik Bakış Açıları (Türk Turizm Araştırmaları Dergisi, 2019-01-15) Küçüktopuzlu, Kadir Faik; Yağmur, Yenal; Erpay, İlyasHelal turizm, turizm endüstrisinde nispeten yeni bir konsept ve gelişmeye açık bir alandır. Büyük bir potansiyeli barındıran bu niş pazar için yazında kavramın terminolojisinin çok yeni olması nedeniyle, Müslüman turistlerin ihtiyaçlarına hitap eden turizm ürün ve hizmetleri için ‘Helal Turizm’, ‘İslami Turizm’ ya da ‘Müslüman Dostu Turizm’ gibi farklı kullanımlar olduğu görülmektedir. Kavramın bu şekilde farklı kullanılması hem yazında kavram karmaşasına hem de konseptin turistler tarafından anlaşılmasında karmaşıklığa neden olmaktadır. Bu bağlamda kavramın, doğasının çok disiplinli olması ve dinsel yönünün ağır basması nedeniyle bu çalışmada helal turizmle ilgili İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinin bakış açılarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda aktörlerin bakış açılarının derinlemesine anlaşılması ve kişisel bakış açılarının keşfedilmesi gerektiğinden nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinin elde edilen veriler bu doğrultuda değerlendirilmiştir.Öğe Kazakistan ortaöğretim kurumlarında din eğitimini olumsuz yönde etkileyen faktörler(Bilimname, 2019) Erpay, İlyasBağımsızlık öncesi din eğitiminden yoksun bırakılmış olan Kazakistan halkının, bağımsızlığın ilk yılları ile birlikte dine karşı olan ilgisi artmıştır. Bağımsızlığın bu ilk yıllarında ülkedeki misyoner sayısı ile misyonerlik faaliyetleri de hız kazanmıştır. Gerek dine olan bu ilgi gerekse de misyonerlik faaliyetinin artışı ülkede, din ve din eğitimini önemli hale getirmiştir. Kazakistan için en önemli meselelerden biri laiklik çerçevesinde din devlet ilişkisini geliştirmek olarak görünmektedir. Bu bağlamda devlet, bağımsızlığın ilk yıllarında kendi haline bıraktığı din meselesine ilerleyen yıllarda müdahil olmuş, dinler ve mezheplerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenlemekte önemli kararlar almış ve kanunlar çıkartmıştır. Kazakistan egemenliğini aldıktan sonra kendisini laik, demokratik, sosyal, din ve vicdan hürriyetine saygılı bir devlet olarak nitelendirmektedir. Ülkede anayasa ve kanunlar bu çerçevede oluşturulmuş, din ile devlet arasındaki ilişki bu temeller üzerine kurulmuştur. Bu değerler aynı zamanda dini faaliyetler ve din eğitimi ile ilgili kanunların da alt yapısını oluşturmuştur. Kazakistan nüfusunun büyük oranı İslâm dini ile Hristiyanlığın Ortodoks mezhebine mensuptur. Ancak Kazakistan, diğer ulusların ve dinlerin de varlığını sürdürmekte olduğu, bu durumun bir zenginlik kaynağı olarak algılandığı çok uluslu ve çok dinli bir devlettir. Kazakistan Anayasası ve “Dini Hizmet ve Dini Kurumlar” kanunu, ülke içerisinde yaşayan çok çeşitli dini ve etnik gurup mensupları için en büyük güvence olmuştur. Bütün bunların neticesinde “din” “eğitim” perspektifinde ele alındığında ülkede din eğitimi, ortaöğretim kurumlarında “bütün dinlerin tarihini öğretme ve dini inançları tanıma” amacıyla da olsa yapılmaya başlanmıştır. Ancak ortaöğretim kurumlarında müstakil olarak, İslâm dininin öğretilmesi söz konusu değildir. Yüksek öğretim kurumlarında ise ilahiyatçı yetiştirilmesi için fakülteler ve bölümler açılmıştır. Bu çalışmada Kazakistan’daki dini durum ve ortaöğretimdeki din eğitimi incelenmiş, din eğitimini olumsuz yönde etkileyen etmenler ele alınarak, ortaya çıkan durum ile ilgili öneri ve gerekçeler sunulmuştur.Öğe Kazakistan’ın örgün eğitim kurumlarında din eğitimi standartlarına ilişkin bir değerlendirme(İlahiyatta Akademik Çalışmalar, 2018) Erpay, İlyasDünya ülkelerinin büyük bir kısmında din ve devletin birbirinden ayrılması laiklik ilkesi çerçevesinde benimsenmiş ve her ülke kendi kültür, değer ve yargılarına göre laikliği faklı şekillerde uygulamaya koymuştur (Orazbay, 2013: 208). Bu bağlamda Kazakistan’da laikliğin uygulanması, Kazakların dini ve dünya görüşünü anlamak, gelenek, görenek, adet ve kültürünü oluşturan etmenlerin anlamını araştırmaktan geçer (Sayfunov, 2013: 218.). Dolayısıyla Kazakistan’da laiklik ilkesi, halkın öz kültür, gelenek, görenek ve dünya görüşüne göre şekillenmektedir. Dünyadaki gelişmeler Kazakistan’daki dinsel süreci denetleyen ve kontrol eden unsurlar ile din eğitim sistemini etkilemiş; bağımsızlığın ilk yıllarında kurulan Cumhurbaşkanı İdaresindeki Dini Kuruluşlar ve İlişkiler Konseyi 1997 yılında lağvedilmiştir. Bu dönemden sonra Bilgi ve Kamu İzni Bakanlığı, dini kurum ve kuruluşlarla koordinasyonunu sağlamak amacıyla yetkilendirilmiş bunun yanı sıra Dini Birliklerle İlişkiler Konseyi Sekretaryası kurulmuştur. Bununla birlikte 2005 yılında istenen neticeye ulaşılamadığından, Adalet Bakanlığına bağlı Din İşleri Komitesi kurularak; din devlet ilişkilerinin sistemli hale gelmesi için ilk adım atılmıştır. 2011 yılında önemli gelişmelerin yaşandığı görülmekte ve bu bağlamda; Din İşleri Ajansı kurulmuştur. Ayrıca Dini Faaliyetler ve Dini Kurumlar Kanunu çıkarılmış, dini kurum ve kuruluşlar ile devlet ilişkileri yeniden ele alınmıştır.Öğe Öğrencilerin ilahiyat fakültesine yönelik görüşleri(Amasya İlahiyat Dergisi – Amasya Theology Journal, 2019) Erpay, İlyasYüksek din eğitimi kurumlarında, din öğretimi faaliyetinin yürütülmesinin tasarlama aşamasından başlayarak, uygun yöntem, teknik ve materyallerin belirlenmesi, eğitim ortamının hazırlanması, sosyal alanların oluşturulması konularında eğitimin en önemli paydaşı olan öğrencilerin katılımının aktif olarak sağlanması, ilahiyatlardaki akademik başarıya ve eğitimin niteliğine katkı sağlayacağı muhakkaktır. Bu bağlamda öğrencilerin başta eğitim-öğretim olmak üzere, sosyal ve kültürel alanlardaki düşüncelerinin alınması, sorunların tespit edilmesi, ilgili alanlarda istatistiki verilerin ortaya konması ve bu verilerden yararlanılması oldukça önem arz etmektedir. Nitekim ortaya çıkan fikir ve düşünceler ile öğrencilerden gelebilecek teklifler ışığında öğrenciler arasında dayanışmaya, sosyalleşmeye, bilgi paylaşımına, öğrencilerin entelektüel gelişimine katkı sağlayacak fikirlerin uygulamaya konulması ve din öğretiminin daha etkin yürütülmesi için uygun yükseköğretim zemininin öğrenci ile birlikte oluşturulması gerekliliktir. Bu çalışmada ilahiyat fakültesi son sınıf öğrencilerinin fakülte içerisinde eğitim-öğretim sürecini etkileyebilecek genel unsurlara karşı görüşlerini ortaya koymak amaçlanmış olup, bu amaç doğrultusunda Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2018-2019 eğitim öğretim yılı son sınıf öğrencileri ile anket çalışması yapılmıştır.Öğe Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Din Eğitimi: Erken Dönem Din Eğitimine İlişkin Ebeveyin Görüşleri(2020) Erpay, İlyasOkul öncesi eğitim kurumlarının ilk basamağı olan anaokulu, yaşamın en önemli kademelerinden biridir ve çocukların ebeveyn haricinde bir başka eğitmen ile karşılaştıkları ilk dönemdir. Bu evre çocuklar açısından olduğu kadar, ebeveynler açısından da önemlidir. Çünkü bu döneme kadar çocukların bakımı, alışkanlıkları, dini, ahlakı ve eğitimi üzerinde tamamen hakim olan ebeveynler, bu aşamayla birlikte hakimiyetlerini çocuğun öğretmenleri, arkadaşları ve çevresi ile paylaşmak zorunda kalırlar. Anaokulu döneminden itibaren artık eğitimin bir paydaşı haline gelen ve çocuğun her açıdan iyi yetişmesini isteyen ebeveynler kendi milli ve dini değerleri ile örtüşen bir eğitimin çocuklarına verilmesini önemserler. Bu bakımdan ebeveynlerin mevcut eğitim ve öğretime dair görüşlerinin ortaya konması, eğitimin diğer paydaşları olan öğretmen, öğrenci, müfredat vb. unsurları arasında senkronize bir şekilde yürütülmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda ebeveynlerin okul öncesi ve anaokulunda din eğitimine ilişkin görüşlerinin irdelendiği bu çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi içerisinde Siirt il merkezindeki resmi anaokullarına çocuklarını gönderen ebeveynler ile yapılmıştır. Bu çerçevede okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi din eğitimi verilmesi yönündeki ebeveyn görüşleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre okul öncesi din eğitimi verilmesi yönünde ebeveynlerden koşulsuz destek verenlerinin yanı sıra pozitif yaklaşım sergileyen ancak bunun için çeşitli koşullar öne süren ebeveynlerin olduğu görülmüştür. Bunun yansıra bazı ebeveynler ise okul öncesi dönemde din eğitiminin verilmesini desteklemiş; ancak bu eğitimin ailelerce verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Diğer taraftan okul öncesi dönemde din eğitiminin verilmesini uygun bulmayan ebeveynlerin, uygun bulmama gerekçeleri ortaya konmuştur.Öğe Religious education principles of kazakh zhyrau for the preserve of national identity(Social Science Development Journal, 2018) Baıgabylov, N. O.; Erpay, İlyas; Tursunbekova, Zh. A.It is obvious to all of us that the Kazakh nation has become the anthem of heroism and exploits, which has gone through many centuries. The issue of independence is not only the problem of today, but also the beginning of the heritage of the ancestors. One of the topical issues in this article is the poetry world, which has been actively engaged in all political and social issues since the foundation of the Kazakh state. It is not enough to overcome the enemy in order to become a state. The state needs mutual understanding, which determines the goals set by the interests of self-centered thinking. That is, the strengthening of the state depends not only on the strength of the armed forces and diplomatic relations, but also on the strength of the spirit. The power of the Spirit is a moral and ethical category that begins with religion. These categories are considered throughout the Kazakh philosophy of the Khanate, the era of the Khanate, the era, educational, political and social levels. But in this article were considered representatives of the Khan era, religious and ethical problems in poems of poets. Especially as they reported to the people the verses written in the surahs of the Koran, and the hadeeth of the prophet Muhammad (sas). Kazakh philosophers can be considered wise and talented in everything. The reason is that they performed several functions in the history of the formation of the Kazakh people. For example, when the khan could not find a solution, when people were scattered, they turned to zhyraus who had an objective look and spoke truthful words that had the courage to say in the most important events in the life of the country, they surprised the khans and batyrs with their wisdom , they calmed the people at tidbits and called for unity. The relevance of the article first speaks of one of the rich history of the nation, while preserving the uniqueness of globalization, and secondly, in order to easily understand such problems as small jihad, big jihad, ahida, sharia and hadith, they are easily presented. According to the representatives of the cultural theory of globalization, if a nation does not know its spiritual worldview, it will lose its uniqueness in boiling cauldron. Thus, the world outlook of zhyraus, propagandizing patriotism and morals, will remain valuable. Key words: globalization, zhyrau, religious education, identification, philosophyÖğe Yaygın din eğitim kurumlarında teknolojinin önemi ve kullanımı(e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2019) Erpay, İlyasTeknolojik gelişmelerin ivme kazandığı günümüz bilgi çağında, teknoloji kullanımı her alanda vazgeçilmez bir hal almıştır. İnsan hayatının her safhasında var olan teknolojik araç ve gereçlerin insanlara sunduğu fırsatlar ile kişilerin yaşam tarzlarında, bilgiye erişim şekillerinde insanların öğrenme ve öğretme alışkanlıkları vs. üzerinde değişimler yaratmıştır. Bu teknolojik gelişim ile yaşanan değişimler, insana dair en önemli alanlardan biri olan eğitimde de kendini göstermiştir. Çağa uygun olarak modern öğretim araç ve materyallerin eğitim sisteminde kullanılması kaçınılmaz bir durum haline gelmiş; bu sebeple de klasik öğretim metotlarından çağdaş öğretim metotlarına geçişte teknolojinin eğitime entegre edilmesi amaçlanmıştır. Bu durum keza din eğitimi için de geçerlidir. Ancak sadece din eğitiminin verildiği örgün din eğitim kurumlarında değil yaygın din eğitim kurumlarında da teknolojinin eğitime entegre edilmesi mümkün hale getirilmelidir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı; Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaygın din eğitim kurumlarında teknolojik materyal kullanımına ve din görevlilerinin yaygın din eğitiminde teknolojik materyal kullanımına ilişkin durumunu belirlemektir. Diğer taraftan genel eğitimde teknolojik altyapıyı iyileştirme amacıyla başlatılan Fatih Projesinin, yaygın din eğitiminde gerekliliği konusunda din görevlilerinin yaklaşımları ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nicel araştırma metotlarından tarama modeli kullanılmış ve seçilen çalışma gurubuna anket tekniği uygulanmış, elde edilen bulgular betimlenmiştir.Öğe Zorunlu Uzaktan Eğitim: Covid-19 Pandemisi Sürecinde İlahiyat Öğrencilerinin Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşleri(2021) Erpay, İlyasCovit-19 süreci, eğitim başta olmak üzere sağlık, kültür, sanat, ekonomi,turizm vb. alanlarda toplumun bütün kesimlerini olumsuz yöndeetkilemiştir. Eğitimde, geleneksel eğitim dışına çıkılması büyük sıkıntılarıberaberinde getirmiştir. Salgın nedeniyle yüz yüze eğitimin yapılamadığı budönemde uzaktan eğitim, çare olarak görülmüştür. Ancak uzaktan eğitim,geleneksel eğitim sürecinde var olan sorunları çözemediği gibi, kendi içindeyeni sorunlar üretmiştir. Eğitimin genelinde yaşanan bu durum ilahiyat fakülteleriaçısından da benzerlik göstermektedir. Şu anki uzaktan eğitimdekiproblemleri somut olarak saptamak ve çözüm üretebilmek, uzaktan eğitimemaruz kalan katılımcıların görüşlerini dikkate almakla mümkündür. Bu eksendeele alınan bu çalışma, ilahiyat öğrencilerinin uzaktan eğitim süreci ileilgili görüşlerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitimeyönelik görüşlerinden elde edilen bulgular, frekans tabloları üzerindendeğerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda ilahiyat öğrencileri tarafındanuzaktan eğitim döneminin genel anlamda kayıp bir eğitim dönemi olarakgörüldüğü, alternatif bir çözüm olan uzaktan eğitimin yüz yüze eğitim kadaretkili olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilahiyat fakülteleri için uzaktaneğitimin uygun ve yararlı bir eğitim sistemi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu sebeple Covit-19 sürecinde eğitimin temelini teşkil eden uzaktan eğitimin,katılımcıların görüşleri doğrultusunda iyileştirilmesi, eğitimin paydaşlarıaçısından yarar sağlayacaktır. Bu çalışmadan elde edilen bulguların,ilahiyat fakültelerindeki uzaktan eğitimin kalitesini arttırmaya ve eğitimpolitikalarını şekillendirmeye yönelik geliştirilecek olan eylem planlarınakatkı sunması beklenmektedir.