Yazar "Düzen, Nurullah" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ana Dili Türkçe Olan ve Olmayan Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Erken Okuryazarlık Becerilerinin Değerlendirilmesi(2021) Düzen, Nurullah; Dinçer, ÇağlayanBu araştırmanın amacı, ana dili Türkçe olan ve olmayan okul öncesi dönem çocuklarının Türkçe erken okuryazarlık becerilerini değerlendirmektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Van’a bağlı Gevaş ve İpekyolu ilçelerinde okul öncesi eğitim kurumuna devam eden ana dili Türkçe olan 40 ve olmayan 40 olmak üzere toplam 80 çocuk oluşturmaktadır. Karaman (2013) tarafından geliştirilen ve araştırmada kullanılan Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı her çocuğa bireysel olarak uygulanmıştır. Çalışmanın veri analizi; parametrik test varsayımlarının karşılandığı durumlar için bağımsız örneklemler t-testi, karşılanmadığı durumlar için ise Mann-Whitney U Testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre araçtaki alt testlerin ve alt boyutların tamamında ana dili Türkçe olan çocuklar lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ana dili, erken okuryazarlık becerileri, okul öncesiÖğe GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ SURİYELİ ÇOCUKLARIN TÜRKÇE ERKEN OKURYAZARLIK BECERİLERİNE YÖNELİK ÖĞRENME İHTİYAÇLARININ BELİRLENMESİ(2021) Mızıkacı, Fatma; Enginyurt, Deniz; Düzen, Nurullah; Issoufou, Mamane Bachirou Djıbrıl; Gökduman, Dilek; Aksoy, Ercan; Sarıoğlu, SelmaBu araştırmanın amacı Türkiye’de yaşayan 4-6 yaş grubu geçici koruma altındaki Suriyeli çocukların Türkçe erken okuryazarlık becerilerine yönelik ihtiyaçlarını belirlemektir. Çalışma grubunun belirlenmesinde Türk Kızılay Gaziantep Toplum Merkezinde kayıtlı 40 Suriye uyruklu çocuğun ailelerine ulaşılarak araştırma ile ilgili bilgi verilmiş, araştırmaya katılmak isteyenler seçilmiştir. Veri toplama ve verilerin analizi süreçleri nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen geçici koruma altındaki çocukların “Türkçe Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı” ve uygulama sırasında kullanılan gözlem formu yoluyla toplanmıştır. Değerlendirme aracı; ifade edici dil becerileri, alıcı dil becerileri, ses bilgisel farkındalık, yazı farkındalığı, görselleri ayırt etme, yazı yazma öncesi beceriler boyutlarında sorular içermektedir. Değerlendirme aracından elde edilen nicel veriler ve uygulayıcıların gözlem notlarına dayalı nitel veriler ayrı ayrı analiz edildikten sonra bütünleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, çocukların sadece %10,82’si yazı farkındalığı becerileri; %15,09’u ses bilgisel farkındalık becerileri; %23,07’si ifade edici dil becerileri; %38,46’sı yazı yazma öncesi becerileri; %41,45’i görselleri ayırt etme becerileri ve %53,84’ü alıcı dil becerileri testini doğru cevaplamışlardır. Uygulama sırasında yapılan gözlemlerden elde edilen nitel veriler de çocukların, en çok ses bilgisel farkındalık ve yazı farkındalığı bölümlerinde zorlandıklarını; bu bölümlerdeki soruları yaparken ağlama, testi bırakma gibi tepkiler gösterdiklerini ortaya çıkarmıştır. Bulgular, çocukların Türkçe erken okuryazarlık düzeylerinin ölçülen boyutlarda düşük olduğunu göstermiştir. Buna göre geliştirilecek bir öğretim programında; yazı farkındalığı, ses bilgisel farkındalık ve ifade edici dil becerileri ağırlıklı olmak üzere alıcı dil becerileri, görselleri ayırt etme ve yazı yazma öncesi becerilerin geliştirilmesine yönelik kazanımlara yer verilmesi önerilmiştir.Öğe İki Dilli Çocukların Yaşadığı Bölgelerde Çalışan İlkokul Öğretmenlerinin Karşılaştıkları Zorluklar ve Buna Dair Çözüm Önerileri(2023) Düzen, Nurullah; Memduhoglu, Hasan BasriBu araştırmanın amacı, iki dilli çocukların yaşadığı bölgelerde çalışan ilkokul öğretmenlerinin alanda karşılaştıkları zorluklar ve bu zorluklara ilişkin çözüm önerilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu iki dilli bölgelerde çalışan 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında bir nitel araştırma yöntemi olan fenomenolojiden yararlanılmış, araştırmanın verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iki dilli çocukların yaşadıkları dil farklılığının çocukların akademik başarısını olumsuz etkilediği ve iki dilli bölgelerde çalışan öğretmenlerin çocukların dilini bilmesinin öğretmene avantaj sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin velilerle yaşadıkları dil probleminin öğretmen-veli iş birliğini olumsuz etkilediği ve bu iletişim probleminin de çocuğu olumsuz etkilediği görülmüştür. Öğretmenler, çocuğun birinci dilinde desteklenmesi ve okul öncesi eğitimin bu bölgelerde zorunlu olması gerektiğini çözüm önerileri olarak sunmuşlardır.