Yazar "Öksüz, Muhammet" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ankara’daki İran Restoranları: Kültürel Kimlik Üzerine Etnografik Bir Araştırma(2017) Deniz, Ayla; Öksüz, MuhammetEtnik restoranlar, insan hareketliliğinin böylesine arttığı bir dönemde, hem kültürel korumanın kurumsallaşmış biçimleridir hem de tüketim üzerinden farklı kültürlerin buluşma mekânıdır. Bir göçmen ülkesi olan Türkiye'de de uluslararası göçmenlerin açtıkları etnik restoran sayısında artış vardır. Bu makalede, yemek, kültürel kimlik ve göçmen restoranları arasındaki dinamik ilişki Ankara'daki İran restoranları örneğinde ortaya konmaya çalışılıyor. Bunu yaparken restoranlar sahipleri, aracı yapılar ve müşterilerle yapılan görüşmelerin kayıtlarından ve katılımlı gözlem notlarından yararlanılıyor. Çalışmada, mekânsal bir kümelenme göstererek tüketimin yeni bir coğrafyasını yaratan İran restoranlarının sadece etnisite üzerinden değil, sınıf ve toplumsal cinsiyet üzerinden de kendi kurumsal yapısını geliştirdiği ve kültürel koruma fonksiyonunu bu yapılar üzerinden inşa ettiği görülmüştürÖğe “Buralarda yabancı yok”: Hemşehri derneklerinin kentlileşme üzerine etkisi, Ankara'daki Oflular örneği(2018) Öksüz, MuhammetTürkiye 1950’lerden beri hızlı bir kentlileşme süreci yaşamaktadır. 1950’lerde kırda yaşayan nüfus %75 ikenbugün nüfusun % 92’si il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Bunun sonucunda kent merkezlerinde aşırı birnüfus baskısı oluşmuştur. Göçle beraber kentlileşme sorunları ortaya çıkmış ve bu sorunların çözümü için debir tampon mekanizması görevi gören hemşehri dernekleri kurulmuştur. Hemşehri derneklerinin göçün ilkdönemlerinde adaptasyonu kolaylaştırdığı sonraki dönemlerde ise kentlileşme sürecini yavaşlattığına dairgörüşler vardır. Bu çalışma Ankara’ya Karadeniz Bölgesi’nden göç edenlerin kurdukları dernekler arasında ilksıralarda yer alan Trabzon dernekleri içindeki Of ilçesinden gelenlerin kurduğu hemşehri dernekleri üzerinedir.Bu derneklerin göç sürecinde ve sonrasında göçmenlerin kentlileşme süreçlerini nasıl etkilediğini konu edinmektedir.Bu bağlamda, göçmenlerin kentsel aidiyetlerinin gelişiminde, köken bölgeyle ilişki kurma biçimlerinde,köken bölgeye ait kırsal pratiklerin kent kültürüne aktarımında ve bu aktarımın niteliğinin değişimindederneklerin rolünün kuşaklararası farklılıklar gözetilerek tartışılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla “Of” adıaltında Ankara’da kurulmuş olan derneklerin üyelerinden 10 kişiyle derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeyapılmıştır. Bunlar arasında “anahtar görüşmeci” olarak üç tane dernek yöneticisi bulunmaktadır. Görüşmelerboyunca ses kaydı yapılmış, ses kayıtları çözümlenmiş ve içerik analizi yapılmıştır. Kentlileşme süreci,pek çok farklı faktöre bağlı olarak gelişmektedir ve bu faktörler arasında yer alan kurumsal destek mekanizmalarınınyani derneklerin rolü, bu mekanizmaların etkinlik alanı genişledikçe artmaktadır. Bu çalışma, birbütün olarak kentlileşmeyi, dernekler üzerinden okuma iddiası taşımamakla birlikte, derneklerin özelliklegöçün ilk dönemlerinde etkin bir ara mekanizma olduğunu kabul ederek, göçmenin kentteki birincil pozisyonunubelirleyen bir çerçeve sunduğunu iddia etmektedir. Bununla birlikte kuşaklararası farklılıkların gelişimiyanında derneklerin Türkiye’de yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik politikalardan etkilenerek dönüştüklerisöylenebilir. Çalışma sonucunda, bu derneklerin Ankara’daki Ofluların kentlileşme süreçlerinde birara kurum olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Dernekler, özellikle ilk göçmenlerin belirli kentsel alanlarda ve iş kollarındakümelenmelerine neden olmuşlardır. Ancak sonraki kuşaklarda eğitim düzeyinin artması, topluluğunderneklerle ilişkilerinde kuşaklararası farklılıkların oluşmasına neden olmuştur.Öğe CAPITAL, POWER AND THE CITY: UNDERSTANDING THE POLITICAL ECONOMY AND SPATIALITY OF USURY IN SİİRT(2020) Öksüz, Muhammet; Deniz, AylaUsury, which is lending money at high rates of interest to generate income, is an irregular money flow system widespread especially in undeveloped economies. In systems where there is a large influence of usury in domestic economies, economic fragility increases, and political economy is shaped according to the wishes of the ones who own capital. Despite this powerful effect, there are not any studies which analyze the structure of usury with a holistic approach. In order to fulfil this need, in this study, the usury system in Siirt, where operations on usurers are intensified, is analyzed. Based on in-depth interviews in this context, the actors of the usurymechanism, relationships among the actors, emergence, functioning and effects of the system have been put forward. At the end of the study, it has been found that usury stems from inequal distribution of all kinds of capital and its power among ethnic groups, that it deepens differentiation among these groups and that through this way; it forms socio-spatial structures and relationships.Öğe Dini Mekânların Toplumsal Hafızaya Etkileri: İstanbul Aya Panteleymon Ortodoks Kilisesi Örneği(2019) Deniz, Ayla; Özgür, E. Murat; Öksüz, MuhammetBir toplumun kolektif hafızasının izini, çeşitli mekânlarda bulmak mu?mku?ndu?r. Özellikle toplumun u?yelerinin gu?ndelik pratiklerini gerçekleştirdikleri ve/veya belirli bir takvim eşliğinde sıkça ziyaret ettikleri mekânlar, sosyal yeniden u?retimin en gu?çlu? olduğu alanlardır. Bu yolla hem grup içi iletişimin artması ve aidiyet duygusunun gelişmesi hem de bununla ilişkili kimlik ediniminin gerçekleşmesi mu?mku?n olur. Bu yu?zden grupların hafızalarının du?ğu?mlendiği bu mekânlar hafıza mekânları olarak isimlendirilirler ve bu alanlar içinde mabetlerin özel bir yeri vardır. Bu bakımdan, toplulukların mekânsal örgu?tlenmesinin merkezinde çoğunlukla mabetlerin yer alması tesadu?f değildir. Mabetler, özellikle çoğunluktan farklı bir etnik kompozisyona sahip olan göçmen grupları için bir var oluş alanıdır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada, İstanbul’da yaşayan Ortodokslara hizmet veren Aya Panteleymon Kilisesi’nin bir hafıza mekânı olarak anlamı konu edilmektedir. Bu yolla ortak din u?zerinden bir araya gelen farklı göçmen gruplarının, kolektif hafıza yaratma su?recindeki pratiklerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışma kapsamında, kilisenin tarihsel varoluşunda çeşitli kopuşların olduğu göru?lmu?ştu?r. Bununla birlikte, kilisenin, Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte yeniden aktif hale geldiği anlaşılmıştır. Kilisenin cemaati, tarihsel kırılmalar, nesiller-arası kesişim ve değişen anlamlara rağmen, kiliseyi topluluk hafızasını koruyan bir tutkal olarak görmektedir. Ayrıca kilisenin cemaatinin bir kısmı, Sovyetler Birliği fikriyle Ortodoksluğu birleştirerek yeni bir kimlik yaratmaktadır.Öğe Ölüm Mekânından Hayata Bakış: Siirt Kent Mezarlıkları Üzerinden Sınıf, İktidar ve Toplumsal Cinsiyeti Anlamak(2019) Öksüz, MuhammetMekân kavramı zihinsel olanla kültürel olanı, toplumsal ile tarihsel olanı birbirine bağlar. Mekânlar incelenirken kültür ve aynı kültürün tarihinin de incelenmesi bir zorunluluk haline gelir. Mutlak olarak var olan mekânın üzerine inşa edilen kurgular ve örüntülerle mekân toplumsallaşır. İnsan bedeninin kendisinden inşa ettiklerine kadar tüm bu süreci kapsar. Nekropolitan alanlar kültürün bir parçasıdır ve mutlak mekân üzerine inşa edilen toplumsal mekânlardır. Modernleşme öncesinde nekropolitan alanlar kentlerle iç içeyken modernleşme ile beraber kentlerden soyutlanmışlardır. Ayrıca kişilerin ölüm biçimleri, nedenleri, ölüm ve ritüelleri de şekil değiştirmiştir. Hatırlatma ve unutma unsurları sürekli olarak yeniden inşa edilmiş ve parçalanmıştır. Şüphesiz ki bu parçalanma ve inşa etme süreci iktidardan bağımsız değildir. Ölümün herkese eşit bir şekilde geldiği sürekli olarak ifade edilse de aslında insanlar nasıl yaşıyorlarsa öyle de ölüyorlar. Yaşam üzerindeki sınıf, statü, soy, toplumsal cinsiyet vb. kavramlar ne ifade ediyorsa ölüme giden süreç, ölümün kendisi ve nekropolitan alanlar da benzer şeyleri ifade etmektedir. Bu çalışmada nekropolitan alanlardaki sınıf, statü, toplumsal cinsiyet, iktidar kavramları sorgulanmış, nasıl parçalandıkları ve yeniden üretildikleri çözümlenmiştir. Sınıf, iktidar ve toplumsal cinsiyet okumalarını genişletmek amacı ile mezar görevlisi ve mezar kazıcısı olmak üzere beş kişi, mezarlıklar müdürlüğünde çalışan bir kişi ve bir gazeteci ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşme metinleri çözümlenerek betimsel analiz yapılmıştır. Mekânın tarihsel olması ve iktidar kurma araçları tarafından organize edilmesi bağlamında Başbakanlık Osmanlı Arşivinden ve diğer Osmanlıca kaynaklardan, Siirt ile ilgili mezarlıkları içeren belgeler çözümlenmiştir.Öğe Pierre Bourdieu’yu Coğrafyaya Coğrafyayı Pierre Bourdieu’ya Yaklaştırmak(2022) Öksüz, Muhammet; Özgür, Ertuğrul MuratBu çalışma mekân perspektifini Pierre Bourdieu’ya, Bourdieu perspektifini mekâna yaklaştırmaktadır. Bunun için ilk olarak mekâna ilişkin kavrayışlara açıklama getirilmektedir. İkinci olarak Bourdieu perspektifi ile mekân kavrayışı birleştirilmeye çalışılmaktadır. Son olarak ise bu iki birleşmeden ortaya çıkan sonuca odaklanılmaktadır. Mutlak, kutsal, tarihsel, soyut, çelişkili, diferansiyel mekândan başlayarak teorik bir tartışma inşa edilmekte ardından heterotopya ve müşterek mekâna varılmaktadır. Mekân-sermaye ilişkisi tartışıldıktan sora gevşek mekân (loose space ) ve açık uçlu mekân (open-ended space) bir çıkış yolu olarak sunulmaktadır. Mekâna ilişkin teorik bilgi Bourdieu’nun alan, sosyal sermaye, kültürel sermaye, ekonomik sermaye, sembolik sermaye, habitus, doxa ve illusio kavramlarıyla birleştirilmektedir. Mekânsal kavramlar ile düşünüldüğünde karşımıza nasıl bir Bourdieu çıkmaktadır veya Bourdieu ile düşünüldüğünde nasıl bir mekân ortaya çıkmaktadır araştırmanın temel sorusunu oluşturmaktadır. Sonuç olarak habitus ve sermayelerin inşa edilme biçimleri mekân perspektifinde düşünüldüğünde mekân ötekiliğe ve pozitif karşılaşmalara açılmaktadır.Öğe Siber Mekânda Suriyeli Mültecilere Yönelik Faşizm Halleri: Faşekşist(2020) Öksüz, MuhammetBu çalışma faşizmin üretilme biçimlerinden gündelik-sıradan faşizmeodaklanmaktadır. Gündelik faşizmin sıradanlığı onu görünmez kılmakta veher an her yerde olabileceği sonucunu doğurmaktadır. Bu çalışmayla faşizmiüreten koşullar içerisinde Ekşi Sözlük yazarlarının Suriyeli Sığınmacılarbaşlığı altında yazdıkları metinler söylem analizi ile incelenmiştir. Çalışmafaşizmin sıradanlığını ortaya koyduktan sonra gündelik-sıradan faşizme karşımücadele etmenin yollarını arıyor.Öğe Toplumsal Cinsiyetin, Mekânın ve Zamanın Tektipleştirilmesi: Tecavüz İçerikli Karikatürler ve Gerçek Temsiller Üzerine Bir Araştırma(2019) Öksüz, Muhammet; Deniz, AylaBu çalışmada, tecavüz içerikli karikatürlerde toplumsal cinsiyet ve mekânilişkilerinin kurgulanma biçimleri ele alınmaktadır. Aynı zamanda bu elealışla ortaya çıkan görünümün, gerçek mağdurların deneyimleriylekarşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu yolla karikatürlerdeki içeriklegerçeklik arasındaki ilişkinin nasıl olduğu ve bunu yaratan bağlambelirginleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda 80 karikatür ve tecavüzleilgili 150 haber incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, tecavüzkarikatürlerinde faillerin ve mağdurların tektipleştirildiği ve belirli gruplarıişaret ettiği görülmüştür. Gerçek mağdurlara ilişkin taranan haberlerde isebu tektipleştirmenin olmadığı, daha çeşitli grupların tecavüzün taraflarıolduğu anlaşılmıştır. Yine karikatürde tecavüz mekânları olarak kamusalmekânlar gösterilmektedir. Bununla birlikte, gerçek tecavüz örneklerindeözel alanda tecavüzün daha fazla gerçekleştiği görülmüştür. Dolayısıylatecavüz içerikli karikatürlerin bu haliyle toplumsal cinsiyet eşitliğine vesosyal adalete hizmet etmediği gibi var olan toplumsal cinsiyet rollerinipekiştirdiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini güçlendirdiği ve bunları yenidenürettiği anlaşılmıştır.Öğe Zorla Yerinden Edilmenin Değiştirdiği Gündelik Yaşam: Yerleşik ve Koçer Kürt Kadınların Deneyimleri(2024) Öksüz, Muhammet; Öksüz, Muhammet; Kılınç, Neriman; Kılınç, NerimanBu çalışmada zorla yerinden edilme olgusunun göçebe ve yerleşik Kürt kadınların gündelik yaşam deneyimlerini nasıl farklılaştırdığını ve stratejilere karşı taktiklerini nasıl şekillendirdiğine cevap aranmaktadır. Bu amaçla gündelik yaşamda iktidarın nasıl üretildiğini Henri Lefebvre’den, iktidarın nasıl tüketildiğini Michel de Certeau’dan ödünç alarak anlamaya çalışıyoruz. Lefebvre’nin iktidarını De Certeau’nun taktikleriyle birleştirilerek Deniz Kandiyoti’nin ataerkil pazarlık kavramı ile geliştiriyoruz. Zorla yerinden edilmenin Kürt kadın hareketinin eril restorasyon koşullarını oluşturduğunu ve kadınların buna “kadın restorasyonu” yaklaşımıyla cevap verdiğini iddia ediyoruz. Zorla yerinden edilme deneyimi derin acılara, eşitsizliklere ve travmalara sebep olsa da aynı zamanda siyasallaşma eğilimini güçlendirmiş ve ataerkil kodları sarsarak erkekliği birçok bakımdan krize sokmuştur. Göçebe ve yerleşik kadınlar zorla yerinden edilme öncesi ve sonrası farklı iktidar ilişkileri içerisinde pratik ettikleri taktikleri yani ataerkil pazarlık ve kadın restorasyonları da farklı olmuştur.