Akdemir, Yılmaz2024-12-242024-12-2420201308-52982148-4260https://doi.org/10.29228/Joh39590https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/368578https://hdl.handle.net/20.500.12604/4684Bu çalışma, Eski Uygur Türkçesi metinlerinde tanıklanançın sözcüğü ve türevlerine dayalıdır. Tarihî metinler yoluyla tespit edilen örneklerin ele alındığı bu çalışmada, çın sözcüğünün Eski Uygur Türkçesi döneminde iki dilli rahipler tarafından Çinceden Türk diline aktarıldığı ve devamında ikileme olarak dile yerleştiği görülmektedir. İslamî ve Budist metinlerinde olduğu gibi aynı kullanım sıklığı içerisinde olan bu terim, tarihsel süreç içerisinde yaşanan değişmeler ve Türk dilinin sahip olduğu türetme gücüyle isim ve fiil olarak çeşitli tanıklarla kullanılmıştır. Türkçenin dinî terminolojisi ile ilgili terim yapma yöntemlerinden biri olarak gördüğümüz ikilemeler yoluyla sahip olunan Budizm ve İslamiyete ait kavramların “yabancı unsur +Türkçe unsurlar” şeklinde Türkçeleştirilme çabası, dinî terimler noktasında bir dil politikasının olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda var olan dil politikası temelinde sözcüğün ifade ettiği değer, belirlenmeye çalışılmıştır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessTarih,Beşeri Bilimler,Edebiyat,Dil ve Dil BilimTARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE “ÇIN” SÖZCÜĞÜ VE TÜREVLERİArticle134455156936857810.29228/Joh39590